4871-)
Mesrûk şöyle dedi: Ben Abdullah ibn Mes-ûd-un yanına girdim o şöyle dedi: Bilmediğin birşey için "Allah en bilendir" demekliğin şübhesiz ilimdendir. Şübhesiz Allah kendi Peygamber-ine:"De ki: Ben buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum ve ben size kendiliğimden birşey teklif edenlerden de değilim"(Sâd:86) buyurdu. Peygamber-e inâdlarıyle galebe edip O-na karşı isyanda ileri gitmek istedikleri zaman Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): "Yâ Allah! Onlara karşı bana Yûsuf-un zamanındaki yedi yıl gibi yedi kıtlık yılı ile yardım et!" diye duâ etti. onları öyle bir kıtlık yakaladı ki açlık ve meşakketten dolayı artık onda kemikleri ölmüş hayvanı yediler. Nihayet iş o dereceye geldi ki herhangi biri bakardı da açlığından dolayı kendisiyle gökyüzü arasında duman şekline benzer birşey görürdü. Müşrikler: “Ey Rabb-imiz bizden bu azâbı açıp kaldır. Çünkü biz îmân edeceğiz” dediler. Eğer bu azâbı biz onlardan açıp kaldırırsak onlar bu sözlerinden dönerler denildi. beraberPeygamber Rabb-ine duâ etti. Akabinde Allah onlardan bu azâbı açıp kaldırdı. Onlar da yine müşrikliğe döndüler. Allah da onlardan Bedir gününde intikaam aldı. İşte bu dönekliğin cezasını bildiren Yüce Allah-ın şu kavlidir: "O hâlde semânın apâşikâr bir duman getireceği günü gözetle. O insanları saracaktır .. " Zikri ulu olan Allah-ın ki biz onlardan intikaam alıcılarız” (Âyet: 10-16) kavline kadar için düşünüp ibret almak nerede? Kendilerine açıklayan bir Rasûl geldiği hâlde"(Âyet: 13). ve"z-Zikrâ" bir olup "Düşünüp öğüt almak" ma-nâsınâdır.