6609-)
Ebû Saîd (radıyallahü anh) şöyle dedi: Rasûlüllah(sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Allahü Taalâ: Yâ Âdem! buyurur. Adem hemen cevâb olarak: Yâ Rabb mükerreren icabet eder her emrini yerine getirmeye dâima kıyam eylerim. Ve her hayır Sen-in iki elinde(emir ve nehyinde)dir der. Taâlâ: Ateşe girecekleri (halk arasından) çıkarıp gönder! der. Yâ Rabb ateşe gönderileceklerin mikdârı ne kadardır? Diye sorar. Taâlâ: Her bin kişiden dokuzyüz doksandokuzu! diye cevâb verir. Âdem-e böyle buyurduğu sıra (bunun verdiği şiddetli korkudan) çocuğun ihtiyarlayacağı -Ve her gebe kadının çocuğunu düşüreceği zamandır. Ve onda mahşer halkını sarhoşlar hâlinde görürsün. Halbuki onlar hiç de sarhoş değillerdir. Fakat Allah-ın azâbı çok Şiddetlidir- (el-Hacc: 2)". bu haber ağır geldi de: Yâ Rasûlallah! Bu (binde bir) kişi hangimizdir? diye sordular. üzerine Rasûlüllah: "Size müjdeler olsun! Muhakkak ki sizden bir kişiye mukaabil Ye-cûc ve Me-cûc-den bin kişi (cehenneme gönderilecektir)” buyurdu. da: "Nefsim elinde bulunan Allah-ayemîn ederim: Ben sizlerin cennet ehlinin üçte biri olmanızı kuvvetle tama- etmekteyim" buyurdu. dedi ki: Bunun üzerine bizler Allah-a hamdettik ve tekbîr getirdik. Sonra Rasûllulah: "Nefsim elinde olan Allah-a yemîn ederim ki ben sizlerin cennet ehlinin üçte biri olmanızı kuvvetle tama- etmekteyim" buyurdu. dedi ki: Bunun üzerine biz yine Allah-a hamdettik ve tekbîr getirdik. Bundan sonra Rasûlüllah: "Nefsim elinde bulunan Allah-a yemin ederim ki ben sizlerin cennet ehlinin yarısı olmanızı kuvvetle tama- etmekteyim. Çünkü ümmetlere nisbetle sizin meseliniz siyah öküzün derisi üzerindeki beyaz kıl gibidir. Yâhud da eşeğin ön ayaklarının iç taraflarında bulunan dâire şeklindeki mühre gibidir" buyurdu.