6795-)
Ebû Hureyre (radıyallahü anh) şöyle demiştir: Rasûlüllah(sallallahü aleyhi ve sellem)-a bir adam geldi ve: Helak oldum dedi. Rasûlüllah: "Seni helak eden nedir?" diye sordu. O zât: Ramazânda oruçlu iken eşimle cinsî münâsebette bulundum dedi. "Hürriyete kavuşturacak bir köle bulabilir misin?" buyurdu. Hayır (bulamam) dedi. Rasûlüllah: "Arka arkaya iki ay zincirleme oruç tutmaya gücün yeter mi?" dedi. Hayır (buna gücüm yetmez) dedi. Rasûlüllah: "Altmış fakiri doyurmaya gücün yeter mi?" buyurdu. Hayır diye cevâb verdi. sırada Ensâr-dan bir adam bir arak dolusu hurma getirdi. -Arak mıktel de denilen (onbeş sâ- ölçeği alan) bir zenbîldir.- Rasûlüllah o fakîre: "Bu hurmayı al götür de bunu fakirlere sadaka et!" buyurdu. fakîr kimse: Bizden daha muhtâc olanlara mı vereceğim yâ Rasûlallah? Seni hakk ile Peygamber gönderen Allah-a yemîn ederim ki Medine-nin kara taşlı iki yanı arasında bizim aileden daha muhtâc bir ev halkı yoktur! dedi. Rasûlüllah: "Bunu götür de kendi aile halkına yedir!" buyurdu.
Kaynak: Sahîh-i Buhârî Kitabu Keffarati-l-eyman
Konu: Üzerine Vâcib Olan Keffârette Âciz Olan Fakire Yardım Eden Kimse Bâbı