7433-)
ez-Zuhrî-den (o şöyle demiştir): Bana Alî ibnu Hüseyin haber verdi ona da babası Hüseyin ibn Alî (radıyallahü anh) haber verdi; ona da babası Alî ibn Ebî Tâlib (radıyallahü anh) haber verip şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gece kendisine ve Rasûlüllah-ın kızı Fâtıma aleyha-s-selâma ziyaret için geldi de bu ikisine hitaben: "Sizler namaz kılmaz mısınız?" buyurdu. (Bu sorusu ile teheccüd kılmayı teşvik ediyordu.) dedi ki: Ben: Yâ Rasûlallah! Nefislerimiz ancak Allah-ın elindedir. Bizi uyandırmak istediği zaman uyandırır! dedim. O- na bunu söylediği zaman Rasülullah geri döndü ve Alî-ye hiçbir cevâb vermedi. Sonra Rasûlüllah dönüp giderken Alî O- ndan dizini vurarak: insan ne kadar da çok cidalci oluyor!” (el-Kehf: 54) âyetini söylemekte olduğunu işitmiştir. Abdillah el-Buhârî şöyle dedi: Sana geceleyin gelen "Târık"tır. (Işığı ile karanlıkları deldiği için) "en-Necmu’s-sâkibu" (et-Târık: 3) denilir. "et-Târık (Yıldız)”; "es-Sâkıb (Ziya saçan)"dır. Ateş yakacak kimseye emir fiili olarak "Eskıb nârake (Ateşini ziyâlandır)" denilir.