Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Namazda İken Kendisinden Allaha Sığınılacak Şeyler Bâbı

Oluşturulma tarihi: 5.02.2025 19:31    Güncellendi: 5.02.2025 19:31
5-) Günah ve borçdan. rivâyetlerden Hazret-i Âişe hadîsini Buhârî «Namaz» ve «İstikraz» bahislerinde; Ebû Dâvûd ile Nesâî dahi «Namaz» bahsinde muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. (sallallahü aleyhi ve sellem)-in namazda duâ etmesinden murâd selâm vermezden önce namaz sonudur? Gerçi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) masum olduğu için mezkûr şeylerden dolayı Allah-a sığınmaya ihtiyâcı yoksa da onun yinede Allah-a sığınması Allah korkusundan ayrılmamak ve ümmetine nümûne-i imtisal olmak; bir de ümmetine nasıl duâ edeceklerini öğretmek içindir. Mesîh-i deccâl ondan çok sonra çıkacağı hâlde onun fitnesinden dahi Allah-a sığınması yine bu hikmete mebnîdir. Yani Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in onun şerrinden Allah-a sığınması ümmeti hakkında bir çok faydalar te-mînine mâ-tûfdur. Ezcümle deccalın bir gün gelip çıkacağı haberi ümmet arasında nesilden nesile intikâl eder herkes onun yalancı müfteri müfsit bir herif olduğunu vaktiyle öğrenmiş olur. Bu sebeple mü-minlere onun hiç bir gizli hususu kalmaz ve çıktığı zaman onunla karaşılaşan mü-minler şaşırıp kalmazlar. Onun bütün iddialarının bâtıl olduğunu Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hadîslerinden Öğrenirler. (sallallahü aleyhi ve sellem)’in deccalın şerrinden Allah-a sığınması ümmetini öğretmek için yahut ümmeti nâmına da olabilir. (aleyhisselâm) ile Deccal-a niçin Mesih denildiğini evvelce gör-müşdük. Burada da hulasaten arz edelim ki Hazret-i Îsâ ile deccal biribirle-rinden isimleri ile kayıtlamak sureti ile ayrılırlar. Deccal-a Mesîh denilmesi kendisinden hayır mesh edilip alındığı içindir. Bir gözü tamâmı ile silinmiş gibi dümdüz kör olduğu için bu ismin verildiğini söyliyenler bulunduğu gibi çok gezdiği için Mesîh denildiğini söyleyenler de vardır. Hattâ Ebû-l-Heysem deccala Mesîh değil «Missîh» denildiğini söyler. İsâ-ya Mesîh denilmesi ise sırf hayır i-tibân iledir. Zîrâ mübarek eli ile bir hastaya dokunsa hasta hemen iyileşirdi. Kendisine bu ismin verilmesi ayak altlarının dümdüz olduğundan ileri geldiğini söyliyenler olduğu gibi; dünyâya gelirken yâğ ile mesh edilmiş olarak doğduğu için Mesih denildiğini söyleyenler de vardır. fitnesinden murâd: Yaşadığı müddetçe insanın başına gelen çeşitli sıkıntılar belâlar ve düşüncelerdir. Bunların en büyüğü — Maazallah— ölürken îmânı kurtaramamakdır fitnesi: Ölüm fitnesi demekdir. Bununla ne kasdedildiği ulemâ arasında ihtilaflıdır. Bazıları bundan kabir fitnesinin kastedildiğini- söylemişlerdir. Bir takım ulemâya göre ise ölüm fitnesinden murâd Kâl-i ihtizâr yani can çekiştirme hâlindeki fitnedir. O anda şeytan aleyhillânenin bir çok fitne ve desiselere baş vurarak müslümanı imânından etmeye çalışacağı çeşitli delillerle malûmdur. fitnesi kabir fitnesi diye tefsir edilince kabir fitnesi ile kabir azabının ayni şey oldukları ve lüzumsuz yere tekrar edildikleri hatıra gelebilirse de hakîkatde bunlar biribirinin ayni değildirler. Çünkü fitne azaba sebep olan şeydir. Azap onun müsebbebidir. Bittabi sebep başka müsebbeb yine başkadır. Binaenaleyh tekrar yokdur. ne kadar da çok Allah-a sığınıyorsun Ya Resûlallah!» diyen zâtın kim olduğu malûm değildir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ona cevaben: bir adam borçlandimi konuşur ve yalan söyler; vâd edttr d* sözünde durmaz.» buyurması şu mânâya gelir: Bir adam borçlandımı borcunu ödemek için bir şey veya bir vakit gösterir. Zamanı gelince vâd ettiği şey-i bulup veremez yahut vâd ettiği zamanda borcunu Ödeyemez; bu suretle yalanacı olmuş olur. Vadinden dönmesi de bu mânâyadır. - Yâni borcumu sana filan târihde ödeyeceğim diye söz verir o târih gelince ödeyemez bu suretle vadinden de dönmüş olur. Hâlbuki gerek yalancılık gerekse sözünden dönme münafıkların sıfatlarındandır. Burada şöyle bir suâl hatıra gelebilir: Hayât memat fitnesi bütün fitnelere şâmildirler. O hâlde diğer fitnelerin zikrine ne lüzum vardı? Diğer fitnelerin ayrı ayrı zikredilmesi serlerinin çokluğu ve büyüklüğünden dolayıdır. Şüphesiz ki âmm-ın şâmil olduğu bâzı ferdleri tahsis etmek onların hükmüne son derece ehemmiyet ve dikkat atfedildiğini gösterir. Kâinat (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin borçdan da Allah-a sığınması: Abdullah b. Ca-fer hadîsine muarız gibi görünmektedir. Çünkü o hadîsde: ki Allahü teâlâ-nın kerih gördüğü bir hususa âid olmadıkça Allahü teâlâtâ borcunu ödeyinceye kadar borçlu ile beraberdir.» buyurul-maktadır. Hattâ hadîsin râvîsi Abdullah b. Ca-fer-in Ümmetçisine: «Git benim için borç al! Çünkü ben bu gece Allah benimle beraber olmadıkça rahat olamam.» dediği rivâyet olunur. biribirine muarız görünen bu hadîslerin ilcisinin de sahîh olduğunu söylüyor. Fakat hakîkatda hadîslerin arasında muâraza yokdur. Çünkü aralarını bulmak mümkündür. araları şöyle bulunur: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in Allah-a sığındığı borç mubah bir şey hakkında alınmışdır. Lâkîn Ödemeye imkân yokdur. Bunu alan kimse dîn kardeşinin malını helâke mâruz bırakmış olur. Yahut borç alır; ödemeye iktidarı da vardır; yalnız ödemeye niyeti yokdur. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bunu ümmetine tâlim için söylemişdir. Yoksa kendisinin ödememek niyeti ile borç almasına imkân yokdur. hadisi ise hakîkaten şer-an bir ihtiyâca mebnî ve ödemek niyeti ile alınan borçdur.

Kaynak: Sahîh-i Müslim Mescidler Ve Namaz Kılınan...
Konu: Namazda İken Kendisinden Allaha Sığınılacak Şeyler Bâbı