1208-)
Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivâyet etti. ki): Bize Affân rivâyet etti. ki): Bize Hammâd b. Seleme Sabit-den o da Enes-den naklen rivâyet etti ki Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Beyt-i Makdis-e doğru namaz kılıyormuş. Sonra: senin yüzünü semâya doğru çevirdiğini elbet görüyoruz. Seni razı olacağın bir kıbleye mutlaka çevireceğiz! Şu hâlde artık yüzünü mescid-i Haram-a doğru çevir!" Bakara sûresi âyet 144 âyet-i kerîmesi nâzil olmuş. Seleme-den bir zât kabilesi sabah namazında rükû- hâlinde iken yanlarına uğramış. Henüz bir rekât kılmışlarmış. Uğrayan zât: Dikkat edin! Kıble çevirilmişdir diye nida etmiş; onlar da oldukları vaziyette kıble tarafına dönmüşler. rivâyetleri Buhârî «Namaz» ve «Tefsir» bahislerinde; Tirmizî Nesâî ve İbn Mâce «Namaz» bahsinde tah-rîc etmişlerdir. Berâ- hadîsinin Buhârî-deki metni şöyledir: (sallallahü aleyhi ve S-llem) Beyt-i Makdis-e doğru onal-tı veya onyedi ay namaz kdınişdı. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzünün Kabe-ye çevrilmesini istiyordu; derken Allahü teâlâ MBiz senin yüzünün semâya döndüğünü elbet görüyoruz" âyetini indirdi. O 4a Kabe-ye doğru döndü. (İnsanların alçak takımı —ki Yahûdilerdir.— Bunları bulundukları kıbleden döndüren nedir? dediler. Sen de de ki: Şark ve garp hep Allâhındır o dilediğini doğru yola iletir.) (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte bir adam namaı kıldı. Namazı kıldıktan sonra çıkarak ikindi namazını Beyt-i Makdis-e doğru kılmakda olan ensârdan bir cemâatin yanına uğradı onlara: Şehadet ederim ki ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte namaz kıldım. Kendisi Kabe-ye doğru döndü; dedi. Bunun üzerine cemâat dönerek Kabe-ye doğru yöneldiler.» Mücâbid tarikiyle rivâyet ettiği bir hadîse göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in Kabe-ye dönmek istemesi yahudüer: «Kendisi bize muhalefet ediyor ama kıblemize tâbi- oluyor...» dedikleri içindi. Bunun üzerine kıble âyeti nâzil oldu. Makdis yahut Beyt-i Mukaddes-den murâd Kudüs-dür. Rivâyetlerin birinde Berâ- (radıyallahü anh) seksiz olarak Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikde Kudüs-e doğru onalti ay namaz kıldığını; diğerinde şek ile onaltı veya onyedi ay kıldığını beyân etmişdir. Bu husûsdaki rivâyetler muhtelifdir. Onyedi ay diyenler bulunduğu gibi onsekiz ay onüç ay dokuz ay on ay ve iki sene diye rivâyetler vardır. Dokuz ve on ay rivâyetleri şâz-dır. Geri kalan rivâyetler içersinde en sahihi İmâm Nevevî-ye göre onaltı Kâdı îyâz‘a göre ise onyedi ay rivâyetidir. Bunların arası şöyle bulunmuş dur: Onaltı ay olduğunu kafi söyliyenler Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in Medine-ye geldiği ayla kıblenin değiştirildiği ayı bir hesâb etmiş artan günleri saymamışlardır. Onyedi ay olduğuna cezmedenler her iki ayı ayn ayrı saymışlardır. Müslim-in rivâyetinde kıblenin çevrildiğini haber veren zât’ın Kubâ-lıları sabah namazı kılarken bulduğu Buhârî-nin rivâyetinde ise kılınan namazın ikindi olduğu bildiriliyor. Bu rivâyetlerin arası da şöyle bulunmuşdur. Kıble haberi Medine-deki cemaata İkindi kılarken ulaşmış; Kübalılara ise ertesi gün sabah namazında eriştiril-mişdir. Çünkü Küba Medine-nin hâricinde olup onun mülhakatından sayılır. Kübalılara kıble haberini götüren zâtın ismi Abbâd b. Bîşr-dir. Bazıları Abbâd b. Nehîyk olduğunu söylemişlerdir İbn Ebî Hatim-in Süveyle binti Eşlem-den rivâyet ettiği bir hadîsden anlaşıldığına göre namazda iken Kıbleye dönme hâdisesi şöyle olmuştur: Cemâ-at evvelâ namazın iki rek-atını Beyt-i Makdis-e doğru kılmışlar. Kıble haberi gelince kadınlar erkeklerin yerine erkekler de kadınların yerine geçerek yer değiştirmişlerdir.
Kaynak: Sahîh-i Müslim Mescidler Ve Namaz Kılınan...