1221-)
Bize Abdullah b. Abdirrahmân Ed-Dârimî rivâyet etti. ki): Bize Ubeydullah b. Mûsâ İsrail-den o da Mansûr-dan o da İbrahim-den o da Âlkaroe ile Esved-den naklen haber verdi ki (Âlkame ile Esved) Abdullah-ın yanına girmişler. Abdullah (Onlara): namaz kıldı mı?» diye sormuş. Onlar: «Evet» demişler. Bunun üzerine Abdullah Alkame ile Esved-in aralarına durmuş. Onların birini sağına ötekini de soluna almış. (Kendileri diyorlar ki) sonra rükû-a vardık ve ellerimizi dizlerimizin üzerine koyduk. Abdullah bizim ellerimize vurdu. Sonra ellerini birbiri üzerine kapadı ve onları uyluklarının araşma soktu. Namazı kıldıktan sonra: «Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) işte böyle yaptı.» dedi. rivâyetler Hazret-i Abdullah b. Mes-ûd ile ondan hadîs rivâyet eden Âlkame ve Esved-in mezheblerini bildirmektedir. Onlara göre rükû-da avuçları biribirine yapıştırarak bacakların arasına sıkıştırmak sünnet-dir. Hâlbuki onlardan mâada bütün ulemâya göre rükû-da elleri dizlerin üzerine koymak sünnetdir. İbn Mes-ûd (radıyallahü anh)-in sünnet addettiği şekle «tatbik» derler ki ulemâya göre mekrûhdur. Çünkü bundan sonraki rivâyetlerde görüleceği vecihle tatbik nesholunmuşdur. Mes-ûd (radıyallahü anh): «Bunlar namazı kıldılar mı?» sözü ile zamanın emîrini ve ona tabî olanları kasdetmiş ayni zamanda onların namaza karşı gevşek davrandıklarına ve onu dâima vaktin sonuna te-hîr ettiklerine işaret etmişdir. ve ikâmetsiz namaz kılmak yine İbn Mes-ûd (radıyallahü anh) ile bâzı selefin mezhepleridir. Onlara göre cum-a kılınan ve onun için ezan okunup ikâmet getirilen bir beldede yalnız başına namaz kılan kimseye ezan ve ikaamet meşru- değildir. Camî-de okunan ezan ve ikâmet onun içinde kâfidir. Ulemâya göre ise yalnız kılan hakkında ikâmet sünnetdir. Ezan mes-elesi ihtilaflıdır. Bu hadîsin ilk rivâyetinde Hazret-i İbn Mes-ûd Esved-le Alkame-ye «Şu arkanızdakiler namaz kıldı mı?» diye sorduğu vakit «Hayır!» cevabını verdikleri; üçüncü rivâyetin de ise «Evet» dedikleri görülüyor. Müslim sarihlerinden Übbiye göre bu iki rivâyetin ayrı ayrı iki yerde geçen iki hâdiseye aid olması ihtimâli vardır. Namazların başka başka olması da muhtemeldir. Şöyle ki: İbn Mes-ud (radıyallahü anh)-ın yanına ikindinin vakti girer girmez varmışlar ve onun sorduğu suâle «Hayır» cevabını vermekle henüz ikindiyi kılmadıklarını bildirmişler «Evet» demekle de öğleyi az evvel kıldıklarım anlatmak istemişlerdir. Bazıları «Hayır» cevabının yalnız Müslim-in rivâyetinde bulunduğunu ve bunun zahire bakarak bir vehim olduğunu söylemişlerdir. beraber iki kişi cemaat olursa birini İmâmın sağma diğerini de soluna almak yine Hazret-i İbn Mes-ûd ile iki ravisinin mezhepleridir. Nevevî-nin beyanına göre sahabe devrinden bugüne kadar bütün ulema bunlara muhalefet ederek cemaat iki kişi olurlarsa İmâmın arkasına saf teşkil etmeleri gerektiğini söylemişlerdir. bir kişi olursa bilittifâk İmâmın sağ tarafına durur. Kâdi İyâz-ın Saîd b. El-Müseyye b-den naklettiği bir rivâyete göre bir kişi İmâmın sol tarafına duraç akmış. «Saîd b. El-Müseyyeb-den sahih olarak böyle bir şey rivâyet edildiğini zannetmiyorum. Edilmiş olsa bile İbn Abbâs hadîsini duymamış de-mekdir.- Ne olursa olsun bu gün ulemâ bir kişinin İmâmın sağ tarafında duracağında müttefikdirler.» diyor. ta-bîri İbn’l-A-râbî-nin beynânma göre iki ma-nâya gelir. Birinci ma-nâsı: güneşin kavuşmasına ramak kalmak demekdir. İkinci ma-nâsı ise ölmek üzere bulunan bir kimsenin son demidir. Hadîs-i Şerîf-de bununla vaktin çıkmasına pek az zaman kalıncaya kadar namazı gecikdirmek kasdedilmişdir. «Üç kişi olursanız namazı beraber kılın!» cümlesinden murad: İmâm ileri geçmeyip aralarında durmak suretiyle namazı birlikte kılmalarıdır. Şerîf-de evvelâ namazın vakti girer girmez kılınması; sonra geç kılanlarla beraber bir daha kılarak cemâat faziletine iştirak edilmesi emir edilmiş bu suretle yıkması melhuz olan fitne ve dedikodunun önüne geçilmek istenilmişdir. Zîrâ cemaata devam etmemek dedikoduyu ve müslümanların dağılmasını mucip olur. hadîs farz olan bir namaz iki defa kılmırsa ikincinin nafile yerine geçeceğine delildir. Zîrâ bir def-â kılmakla farz sakıt olur Maama-fih bu meselede ihtilâf olunmuş bazıları: «İki defa kılınan bir namazın hangisi daha mükemmel kılındıysa farz yerine o geçer.» demiş; bir takımları ikisinin de farz yerine geçeceğim söylemiş; bazıları da ikisinden hangisinin farz yerine geçeceğini söylemiş; bazıları da ikisinden hangisinin farz yerine geçtiği bilinemez kanaatinde bulunmuşlardır.
Kaynak: Sahîh-i Müslim Mescidler Ve Namaz Kılınan...
Konu: Rüküda Elleri Dizler Üzerine Koymanın Mendubiyeti Ve Avuçları Birbiri Üzerine Kapamanın Nesh Edilmesi Bâbı