1227-)
Bize Ebû Ca-fer Muhammed b. Sabbâh ile Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivâyet ettiler. Lâfızları da birbirine yakındır. Dediler ki: Bize İsmail b. İbrahim Haccac-ı Savvâf dan o da Yahya b. Ebî Kesir-den o da Hilâl b. Ebî Meymûne-den o da Atâ- b. Yesâr-dan o da Muâviyetü-bnü Hakem Es-Sülemî-den naklen rivâyet etti. Muâviye şöyle dedi: Bir defa ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile namaz kılarken cemâatdan bîri aksırıverdi. Ben hemen «yerhamükâ-llah!» (Allah sana rahmet eylesin!) dedim. Cemâat bana fena fena baktılar. Ben: Vay başıma gelenler!.. Size ne oluyor ki bana bakıyorsunuz! dedim. Bunun üzerine elleri ile uyluklarına vurmağa başladılar. Bunların beni susturmaya çalıştıklarını görünce kızdım. Lâkin sustum. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) namazı bitirince (Ne diyeyim) annem babam ona feda olsun! Ne ondan önce ne de sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) kadar güzel öğreten hiçbir muallim görmedim. Vallahi beni ne azarladı ne dövdü ne de sövdü; (sâdece): namaz yok mu! Onun İçinde insan sözünden hiç bir şey konuşmak caiz değildir. O ancak tesbîh tekbîr ve Kur-ân okumakdan ibarettir» buyurdu. Yahut Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in buyurduğu gibidir. Ben: Ya Resûlallah! Ben câhiliyyetten yeni kurtulmuş bir kimseyim. Gerçi Allah islâmı getirdi. Ama bizden öyle adamlar var ki hâlâ kahinlere giderler... dedim. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): «Sen onlara gitme!» buyurdular. Bizden Bazıları da tetayyur ediyorlar... dedim. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): «Bu onların içlerinden gelen bir şeydir. Ama sakın onları yoldan çıkarmasın!» buyurdu. (İbn-s-Sabbâh: Sakın sizi yoldan çıkarmasın dedi) Ben: Bizden bir takım adamlar da çizgi çiziyorlar... dedim. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem): «Peygamberlerden biri çizgi çizerdi. Her kim onun çizgisine uygun düsürürse isabet etmiş olur.» buyurdu. (Muâviye diyor ki) bir cariyem vardı. Uhud ve Cevâniyye taraflarında koyunlarımı güderdi. Bir gün kendisini dolaşmaya gittim. Bir de ne göreyim!. Onun koyunlarından birini kurt götürmüş! Ben de Benî Âdem-den bir adamım. Onlar gibi ben de üzülürüm! Lâkin cariyeye öyle bir tokat aşkettim ki!.. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-e geldim. Bu yaptığımı bana fazla buldu. Ben: Ya Resûlallah! o dalde cariyeyi âzât edeyim mi? dedim. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): «Sen onu bana getir.» buyurdular. Derhâl getirdim. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ona: «Allah nerededir?» diye sordu. Câriye: Göktedir... Cevâbını verdi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): «Ben kimim?» dedi. Cariye: Sen Resûlüllah-sın! cevâbını verdi. Resûlü Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem): «Onu âzâd et; çünkü o mü-minedir.» buyurdular.
Kaynak: Sahîh-i Müslim Mescidler Ve Namaz Kılınan...
Konu: Namazda Konuşmanın Haram Kılınması Ve Evvelce Mübah Olan Konuşmanın Neshi Babi