1230-)
Bana İbn Nümeyr rivâyet etti. ki): Bana İshâk b. Mansûr Es-Selûlî rivâyet etti. ki): Bize Hüreym b. Süfyân A-meş-den bu isnâdla bu hadîs-in benzerini rivâyet etti. hadîsi Buhârî «Namaz» ve «Habeşistan-a Hicret» bahislerinde; Ebû Dâvûd ile Nesâî de «Namaz» bahislerinde muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. Şerîf islâmîyetin ilk zamanlarında namazda konuşmak ve selâm vermek caiz idiğini Habeşistan-a hicretden döndükden sonra bunun nesh olunduğunu beyân etmektedir. ishâk-in beyânına göre islâmiyetin ilk zamanlarında müs-lümânlar kâfirlerden son derece şiddetli ezâ ve cefâlar görmüşlerdi. Resûl-ü Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) amcası Ebû Tâlib-in himayesinde bulunuyordu. Müşrikler ona bir şey yapamıyorlardı. Fakat ashâb-ı kirâmmın başına gelenleri gördükçe pek ziyâde üzülüyor kendilerine muâvenetde bulunamamak bu üzüntüyü bir kat daha arttınyordu. Nihayet ashabına birkaç zaman işin Habeş-e gitmelerinin iyi olacağını Habeşistan-ın iyi bir memleket olduğunu; kralının memleketinde zulüme müsâde etmediğini söyleyerek başlarındaki belâ defoluncaya kadar Habeşistan-a hicret etmelerini tavsiyede bulundu. O zaman müslümanlardan bir kafile dînleri uğurunda Habeşistan-a hicret ettiler. Onbir erkek ile dört kadından ibaret olan bu küçük cemâat Habeşistan-a hicret eden ilk kafiledir. Vâkıdî: Bunların Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e Peygamberlik geldikten beş sene sonra Receb ayında hicret ettiklerini kaydeder. Bu zevat: «Osman b. Affân Zevcesi Rukiyye binti Resûlillâh (sallallahü aleyhi ve sellem) Ebû Huzey-fetu-bnü Utbe Zevcesi Senle binti Zübey-r Mus-ab b. Umeyr Abdurrahman b. Avf Ebû Selemete-bnü Abdi’l-Esed Zevcesi Ümmü Seleme binti Ebî Ümeyye Osman b. Maz-ûn Âmir b. Rabîa Zevcesi Leylâ binti Ebî Hasıne Ebû Sebra Hâtıb b. Amr Süheyl b. Beydâ ve Abdullah b. Mesûd (radıyallahü anhûm) hazerâtıdır. İbn Cerîr ile diğer islâm tarihçileri bunların kadınlarla çocuklardan ma-dâ sekseniki kişi olduklarını söylerler. Hattâ Ammâr b. Yasir-in aralarında bulunduğu şüphelidir. O da katılırsa sayıları seksen-üç olur. denize vardıkları zaman kendilerini Habeş diyarına geçirmek için yarım altına bir vâsıta kiralamışlardı. Habeşistan-da bir müddet kaldıktan sonra Mekke müşriklerinin müslümanlığı kabul ettiğini haber alarak tekrar Mekke-ye döndülerse de duydukları doğru çıkmadı. Mekke müşrikleri müslümanlığı kabul etmemişlerdi; ve zavallı muhacirlere eskisinden daha hunharca eziyet etmeye başladılar. Bu sebeple muhacirler tekrar Habeşistan-a dönmek mecburiyetinde kaldılar. Ancak bu defa sayıları eskisinden kat kat daha fazla idi. Hazret-i İbn Mes-ûd her iki kafileyle Habeşistan-a hicret edenlerdendir. Bu hadîs-in râvisi de odur. Habeşistan kralı demekdir. İbn Mes-ûd (radıyallahü anh)-ın: «Vaktâ-ki Necati-nin yanından döndük» sözü ile iki hicret-den hangisini kasdettiği ihtilaflıdır. döndükden sonra Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in namazda iken selâm almayarak namazdan sonra: namazda meşguliyet vardır.» buyurması Kirmâni-ye göre «Namazda bir nev-î meşguliyet vardır ki onunla birlikde başka şeyle meşgul olmak doğru değildir.» manasınadır. Ma-mâfih «şugul» kelimesindeki tenvînin ta-zîm işin olması da caizdir. Bu takdirde cümle: pek büyük bir meşguliyet vardır.» ma-nâsına gelir.-Bundan murâd: Namaz hâlinde başka bir şeyle değil sırf Allahü teâlâ ile meşgul olmakdır.
Kaynak: Sahîh-i Müslim Mescidler Ve Namaz Kılınan...
Konu: Namazda Konuşmanın Haram Kılınması Ve Evvelce Mübah Olan Konuşmanın Neshi Babi