1422-)
Bana Züheyr b. Harb ile Ubeydullah b. Saîd ikisi birden Ezrâk-dan rivâyet ettiler. Züheyr dedi ki: Bize İshâk b. Yûsuf El - Ezrâk rivâyet etti. ki): Bize Süfyân Alkametü-bnü Mersed-den o da Süleyman b. Büreyde-den o da babasından o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)-den naklen rivâyet etti ki bir adam kendisine namaz vaktini sormuş Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de ona: beraber şunları (yani İki günün namazını) kıl!»buyurmuşlar. GÜneş zevâl-e varınca Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Bilâl-e emretmiş; o da ezan okumuş. Sonra yine ona emir buyurmuş o da öğle namazı için ikaamet getirmiş. Sonra Bilâl-e emir buyurmuş; o da güneş henüz yüksek ve bembeyaz bir hâlde iken ikindi için ikaamet getirmiş sonra yine Bilâl-e emir buyurmuş; o da güneş battığı anda akşam namazı için ikaamet getirmiş; sonra yine ona emir buyurmuş o da Yatsı için şafak kaybolduğu zaman ikaamet getirmiş; sonra yine ona emir buyurmuş o da sabah namazı için fecir doğduğu zaman ikaamet getirmiş tkinci gün gelince Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Bilâl-a emir buyurmuş ve öğleyi serinlik zamanına bırakmış. Bilâl Öğleyi ortalık iyice serinleyinceye kadar geciktirmiş. İkindiyi güneş yüksekken; dünkü vakitden biraz sonra kılmış; akşam namazım şafak kaybolmazdan Önce kılmış; yatsıyı gecenin üçte biri geçdikten sonra kılmış; sabah namazını da ortalık iyice aydınla -dıkdan sonra kılmış. Sonra: vaktini soran zât nerede?» buyurmuş. O zât: — Ben-im yâ Resûlâilâh. demiş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): «Namazınızın vakti şu gördüğünüz sınırlar arasıdır.» buyurmuşlar.
Kaynak: Sahîh-i Müslim Mescidler Ve Namaz Kılınan...