1445-)
Bize Amr b. Sevvâd El-Âmiri ile Muhammed b. Selemete-l - Murâdî ve Ahmed b. Îsâ rivâyet ettiler. Lâfızları biribirine yakındır. Amr: (Bize haber verdi.) ta-bîrini kullandı. Ötekiler:. (Bize İbn Vehb rivâyet etti.) dediler. (İbn Vehb Dedi ki) Bana Amr b. Haris Yezîd b. Ebî Habîb-den naklen haber verdi. Ona da Mûsâ b. Sa-d El-Ensâri Hafs b. Ubeydillâh-dan o da En es b. Mâlik-den naklen rivâyet etmiş ki Enes şöyle dedi: «Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize ikindiyi kıldırdı. Namazdan çıkınca ona Benî Seleme-den bir adam geldi ve: Ya Resûlallah! Biz bir devemizi boğazlamak istiyoruz. Senin de boğazlarken hâzır bulunmanı arzu ediyoruz.» dedi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): hay» diyerek oraya gitti. Onunla beraber biz de gittik. Ve deveyi henüz boğazlanmamış bulduk. Müteakiben deve boğazlandı; sonra parçalandı; sonra ondan bir mikdâr pişirildi. Sonra güneş batmazdan önce yedik.» dedi ki: Bize İbn Vehb İbn Lehîa ile Amr Ebnü Haris-den bu hadîsde rivâyetde bulundu. hadîs ikindiyi vaktinin evvelinde kılmanın lüzumu hakkında mü-bâlaga ifâde etmektedir. Ayrıca davete icabetin ve keza yemek için davet yapmanın her zaman müstehab olduğuna delildir. Kâinat (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin bu davete icabeti ve kendisi ile teberrûk olunması için başkalarının yanında o deveden yemesi son derece büyük nezâket ve ahlâk sahibi olduğunu gösterir. Bir de Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in cemâat ile birlikde yemek yemesi oradakilerin günahlarının affına sebep olur. Çünkü bir hadis-i şerifde: affolunmuş bir kimse ile yemek yiyenin günâhı affolunur.» buyurulmugdur.
Kaynak: Sahîh-i Müslim Mescidler Ve Namaz Kılınan...