1488-)
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivâyet etti. (Dedim ki): Bize Vekî- rivâyet etti. ki): Bize Süfyân Abdullah b. Ebî Lebîd’den o da Ebû Selemete-bni Abdirrahmân-dan o da İbn Ömer-den naklen rivâyet etti. Şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): Bedeviler yatsı namazınızın İsmi hususunda size galebe çalmasınlar! Zîra o namaz Allah-ın Kitabında ışâ- (diye anılmış) dır. Bu namaz develeri sağmakla meşgul olurken karanlığa kalır (da onun için Bedeviler ona ateme derler). » buyurdular. rivâyetler dahi yatsı namazını geç kılmanın efdal olduğuna delildirler. Son iki rivâyetde yatsıya «Ateme» değil «Işâ» denilmesinin efdal olduğu beyân edilmektedir. Anlaşılıyor ki çölde yaşıyan Bedeviler develerini sağmakla uğraşırken yatsıyı geciktirirler ve karanlığa geciktirme mânâsından alarak ona ateme derlermiş. namazına «ışâ-» yahut ışâ-ı evvel yatsıya «ateme» yahut işâ-ı âhire ve bunların ikisine birden «ışâeyn» demek araplar arasında âdetti Nitekim Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile ashâb-ı kirâmı da bu kelimeleri kullanmışlardır. Binaenaleyh hadîsdeki nehiy tahrîm için değil tenzih içindir. hadîsi Buhârî «Mevâkîtü-s-Salât» bahsinde tahrîc etmişdir. Buhârî-deki lâfzı: Bedeviler akşam namazınızın ismi hususunda size galebe çalmasın! Bedeviler aksam namazına ışâ- derler.» şeklindedir. mânâsı hakkında ihtilâf edilmişdir. Ezherî-ye göre: sizi aldatmasın!» demekdir. Hadîsden murâd da: «Bedevilerin bu işi sizi aldatıp da namazınızı temlıir etmeyin onu vakti geldiği gibi kılın!» demekdir. Gece karanlığının evvelidir. Ve şafağın kaybolmasından başlar. Akşam namazına da ışâ- denilirse iki namaz biribirine karışarak maksad anlaşılmaz. Bu husustaki kerahet akşam namazın bedevilerin verdiği ismi kullanmaktadır. hadîsdeki nehyin Allahü teâlâ-nın verdiği isimden dönülmemek için vârid olduğunu söylemişdir. Ona göre buradaki nehy-den murâd tahrîm değil; evlâ olana irşâddır. Yoksa Bedevilerin taktığı ismi kullanmak caizdir. Nitekim Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz bir hadîs-i şeriflerinde yatsıya -Ateme» demiş; bu suretle onun kullanılabileceğini isbât etmişdir. Hazret-i Ebû Bekir ile İbn Abbâs (radıyallahü anhûm)-ün dahi yatsıya ateme denilmesini mubah gördükleri rivâyet olunur. beyânına göre: «Galebenin mânâsı gasp etmek veya elinden zorla almak.» demekdir. Buna göre hadîsden murâd: «Bedevilerin akşam namazına ışâ- yatsıya da ateme demelerini kabul etmeyin! Zîra bedeviler yatsı namazına Allah-ın vermiş olduğu ismi gasp ederler.» demek olur. takımları da galebenin üstün gelmek mânâsına olduğunu söylemişlerdir. göre bâzı hadîslerde yatsıya ateme denilmesi yâ bunun caiz olduğunu bildirmek içindir yahut ışâ- kelimesini bilmeyen bir kimseye onu anlatmak için ateme kelimesini kullanmışdır. Çünkü ateme arap-larca daha meşhurdu. Onlar akşam namazına ışâ- derlerdi. Nitekim Bn-hârî-nin rivâyetinde bu cihet tasrîh edilmişdir.
Kaynak: Sahîh-i Müslim Mescidler Ve Namaz Kılınan...
Konu: Yatsının Vakti Ve Yatsı Namazını Geciktirme Bâbı