1517-)
Bize Ahmed b. Abdillâh b. Yûnus rivâyet etti. ki): Bize Züheyr rivâyet etti. ki): Bize Ebû İshâk Ebû-l - Ahvas-dan dinlemiş olmak üzere rivâyet etti o da Abdullâh-dan rivâyet etmiş ki Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Cum-aya gelmeyen bâzı kimseler için: içimden öyle geldi ki bir adama emredeyim de cemaata namazı kıldırsın! Sonra Cum-aya gelmeyen bir takım adamların üzerlerine evlerini cayır cayır yakayım!» buyurmuşlar. hadîsi Buhari «Ezan» bahsinin iki yerinde; Ebû Dâvûd ile Nesâî dahi «Namaz» bahsinde tahrîc etmişlerdir. şerif muhtelif lâfızlarla rivâyet olunmuşdur. Bunların bâzılarında özürü olmadığı hâlde namaza gelmeyenler tehdîd edilmişdir. Dâvûd-un rivâyetinde: öyle geldi ki... Bİr illetleri olmadığı hâlde namazı evlerinde kılan bâzı kimselere varayım da evlerini üzerlerine cayır cayır yakayım!» denilmiş; İmâm Ahmed b. Hanbel-in rivâyetinde: evlerde kadınlarla çocuklar olmasaydı yatsı namazı için ikaa-met getirir ve gençlerime emrederek bu evlerde bulunanları cayır cayır yaktırırdim!» buyurulmuşdur. «El-Evsat» nâm eserindeki rivâyetde: «Şayet bir adam bir yemeğe izin verse ona gelirler halbuki namaza davet olunuyor da yine gelmiyorlar.» buyuruluyor. bâzılarında yatsıya gelmeyenlerin; bâzılarında Cum-aya gelmeyenlerin; bir takımlarında da mutlak sûretde namaza gelmeyenlerin evleri yakılmak istenilmiştir. Bunların hepsi sahih olup aralarında hiç bir münâfât yokdur. Çünkü vak-anın ayrı ayrı zamanlarda müteaddid defalar geçmiş olması mümkündür. Bu tehdîd Cum-a namazına gelmeyenler hakkında zahirdir. Çünkü Cum-a namazında cemâat şarttır. Diğer namazlar hakkında ise ihtilâf edilmişdir. beyânına göre Cuma namazı ile cemâat kasdedil-mişdir. Fakat bu iddia münâkaşa mevzuu olmuşdur. Çünkü Ebû Dâvûd ile Taberânî-nin rivâyetlerinde râvîlerden Yezîd b. Câbir kendisine rivâyet eden Yezîd b. El-Esamm ile şöyle bir konuşma yaptığını anlatmaktadır: «Yezîd b. Esamm-a: Yâ Ebâ Avf! Acaba Cum-a yi mı kasdetti yoksa başka namazı mı?» dedim Yezîd: Eğer Ebû Hüreyre-yi bu hadîsi Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den rivâyet ederken işitmedimse kulaklarım sağır olsun! Ebû Hüreyre ne Cum-ayı andı ne de başkasını! cevâbını verdi.» anlaşılıyor ki Ebû Hüreyre hadîsi Cum-a-dan başka namazlar hakkındadır. Bâbımızın Cum-a hakkındaki hadîsini Abdullah b. Mes-ûd (radıyallahü anh) rivâyet etmiştir. O müstakil bir hadîsdir. Az yukarıda zikrettiğimiz gibi bu rivâyetler biribirine münâfî değildir. Zîra vak-alar ayrı ayrı geçmiş olabilirler. ekseri rivâyetlerine e yakmak için siygası kullanılmişdır. Bundan murâd: yakma hususunda mübalağa göstermektir. bir rivâyetinde: biri yağlı bir kemik bulacağını bilse ona yani yatsı namazına mutlaka gelirdi.» denilmişdir. Buhari-nin rivâyetinde bu cümleye ilâveten: iki güzel koyun paçası.» buyurulmuşdur. murâd: «Bu adamlar namaza geldikleri takdirde velev ki az olsun dünyevî tir menfaat bulacaklarını bilseler cemaata gelirlerdi. Çünkü bunların düşündüğü dünyâ menfaatidir. Âhiret nimetleri mukabilinde cemaata devam etmezler.» demektir. onlarda neler olduğunu bilseler...» ifâdesinden murâd; Yatsı ile sabah namazında ne derece hayır ve sevap olduğunu bilseler onlara sürünerek de olsa gelirlerdi; demektir.
Kaynak: Sahîh-i Müslim Mescidler Ve Namaz Kılınan...
Konu: Cemaatla Namaz Kılmanın Fazileti Ve Cemaata Devam Etmeyenler Hakkındaki Teşdidin Beyanı Bâbı