1596-)
Bize İshâk b. İbrahim El-Hanzali rivâyet etti. ki): Biz. Nadr b. Şümeyl haber verdi. ki): Bize Bedevi Avf b. Ebî Cemile Ebû Raca- El-Utâridi-den o da Imrân b. Husayn-dan naklen rivâyet etti. Imrân şunları söylemiş: bir seferde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber bulunduk. Bir gece yürüdük; gecenin sonu gelnice tan yerinden az önce Öyle bir uykuya daldık ki; yolcu için ondan daha tatlı uyku olamaz. Bizi ancak güneşin sıcağı uyandırdı...» Râvî hadîsi Selnı b. Zerîr hadîsi gibi rivâyet etmiş (tabiî biraz) ziyâde ve noksan yapmış. (Meselâ) bu hadîsde râvî: b. Hattâb uyandığında cemâatin başına geleni görünce hemen tekbîr aldı. Tekbîr alırken sesini de yükseltti. Ömer gür sesli ve celâ-detli bir zât idi. Nihayet onun tekhir sesinin şiddetinden Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) uyandı o uyanınca ashâb başlarına geleni kendisine şikâyet ettiler. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): yok. Yola revân olun!» buyurdular.» diyerek hadîsi hikâye etmişdir. hadîsi Buhârî «Teyemmüm» ve «Kitâbü-l - Menâkıb» de; Ebû Dâvûd dahi ayni bahisde muhtelif râvîlerden tahrîc etmişlerdir. muhtelif rivâyetlerindeki lâfızları biribirinden farklıdır. Meselâ kitabımızın rivâyetinde Hazret-i Imrân: «Sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) beni yanındaki kâfile ile birlikde acele su aramaya gönderdi...» demektedir. Buhârî-nin rivâyetinde ise: «Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) konakladı ve Fülân ile Alî-yi çağırarak: Gidin su arayın! buyurdu.» demişdir. seferin hangi sefer olduğunu tâyin hususunda ulemâ ihtilâf etmişlerdir. Müslim-de Hayber gazası olduğu bildirilmektedir. Fakat Ebû Dâvûd-un rivâyet ettiği İbn Mes-ûd hadîsinde seferin Hudeybiye vak-asına âid olduğu; Abdürrazzâk-ın rivâyet ettiği Atâ b. Yesâr hadîsinde Tebûk; İmâm Mâlik-in «El-Muvat-ta-» da Zeyd b. Eşlem-den mürsel olarak rivâyet ettiği bir ha-disde geceleyin Mekke yolunda; yine Ebû Dâvûd-un bir rivâyetinde «Ceyşü-l-Ümerâ» gazasına âid olduğu bildirilmektedir. Bu sebeple kıssanın birkaç defa vâki olduğunu söyliyenler bulunmuşdur. uykudan ilk uyanan zâtın Hazret-i Ebû Bekir olduğu sonra Ömer (radıyallahü anh)’ın uyandığı bildiriliyor. Başka rivâyetlerde bunların dört kişi olduğu. Hazret-i Ebû Raca-nin bunları isimleri ile saydığı fakat râvî Avf b. Cemile-nin adlarını unuttuğu bildiriliyor. Ulemâdan Bazıları ikinci ve üçüncü olarak uyananı ihtimâl İle tâyin etmişler ve; «ikinci olarak uyanan Imrân b. Husayn (radıyallahü anh) üçüncü de onunla birlikde su aramaya gönderilen Zû Mahber olsa gerekdir.» demişlerdir. Bekir İbn’l-Arabî-ye göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in seferde uyuması üç defa vukûubulmuşdur. Bunların birinde Ebû Bekir ile Ömer (radıyallahü anhûma) bulunmamışlardır. İkincisinde her ikisi beraber bulunmuş; üçüncüsünde yalnız Ebû Bekir bulunmuşdur. Âdî tulumdan daha büyük olan su tulumudur. beyânına göre ashâb-ı kirâm-ın Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)-i uyandırmakdan çekinmeleri uyurken kendisine Vahy gelmesi ihtimâline mebnîdir. Bu gün herhangi bir müslüman namazın vaktini geçirmek derecede uyuyup kalsa uyandırılır. bir takım suâller hatıra gelebilir. Şöyle ki:
Kaynak: Sahîh-i Müslim Mescidler Ve Namaz Kılınan...
Konu: Geçmiş Namazların Kazası Ve Alelacele Kazanın Müstehab Oluşu Bâbı