Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Büyük İnsanın Süt Emmesi Bâbı

Oluşturulma tarihi: 5.02.2025 19:31    Güncellendi: 5.02.2025 19:31
3678-) Bana Abdülmelik b. Şuayb b. Leys rivâyet etti ki): Bana babam dedemden rivâyet etti. ki): Bana Ukayl b. Hâlid İbn Şihâb-dan rivâyet etti. ki): Bana Ebû Ubeydetü-bnü Abdillâh b. Zem-a haber verdi. Ona da Zeyneb binti Ebî Seleme haber vermiş ki annesi ve Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in zevcesi Ümmü Seleme şunu söylüyormuş: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)-in diğer zevceleri bu şekilde süt emmek ile bir kimsenin yanlarına girmesine razı olmamış; ve Âişe-ye: Vallahi biz bunu ancak Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hassaten Sâlim-e verdiği bir ruhsat addediyoruz; binâenaleyh bu şekilde süt emmekle yanımıza ne bir kimse girebilir ne de bizi görebilir; de- binti Süheyl ensardan olup Hazret-i Ebû Huzeyfe-nin zevcesîdir. İsminin buradakinden başka olduğunu söyleyenler de vardır. b. Ma-kıl: Hazret-i Ebû Huzeyfe-nin âzâdlı kölesidir. Arapların âdeti vecihle Ebû Huzeyfe Sâlim-i oğulluk edinmiş; karı koca onu kendi çocukları gibi büyütmüşlerdi. babalarının adları ile çağırın.» âyet-i kerîmesi inerek evlâdlık hükmü ibtâl edilince yine yanlarında kalmış; küçük olduğu için bir müddet daha Hazret-i Sehle ondan kaçmamıştır. Fakat bulûğa erdiği zaman artık evlerine girip çıkmasını doğru bulmamışlarsa da bunu gücenir endişesiyle kendisine söyleyememişlerdir. Nihayet hadîste beyan buyurulduğu şekilde Sehle (radıyallahü anh) bu meseleyi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimize arzetmiştir. isbât eden süt emme müddeti ulemâ arasında ihtilaflı bir meseledir. İmâm A-zam-a göre iki buçuk sene. İmâm Züfer-e göre üç İmâm Mâlik-den bir rivâyete göre iki sene bir ay diğer rivâyete göre iki sene iki aydır. Üçüncü bir rivâyette İmâm Mâlik: «Çocuk süt emmeye muhtaç olduğu müddetçe süt hükmü sabit olur » demiştir. Şafiî İmâm Ahmed b. Hanbel Hanefîler-den İmâm Ebû Yûsuf İmâm Muhammed ve cumhûr-u ulemâ süt müddetinin iki sene olduğuna kaaildirler. Âişe (radıyallahü anha) ile Dâvûd-u Zahiri Bâbımız hadîsi ile istidlal ederek: radâ- küçük çocuğun emmesiyle sabit olduğu gibi âkil bâğ bir kimsenin emmesiyle efe sübût bulur » demişlerdir. süt müddetinin on beş yaşına bir takımları da kırk yaşına kadar devam ettiğini söylemişlerdir. Bittabi bu sözlere i-tibâr yoktur. A-zam-ın delili "Çocuğun ana rahminde kalması ile sütten ayrılması müddeti otuz aydır." Âyet-i Kerîme. âyet-i kerimesidir. Hazret-i İmâmın istidlali şöyledir: Âyet-i kerîme-de biri hami diğeri sütten ayrılma olmak üzere iki şey zikredilmiş; ve her ikisine bir müddet ta-yîn edilmiştir. Bu zaman hem hamlin hem de sütten ayrılmanın ayrı ayrı rnüddetidir; nitekim bir kimse iki şahısta olan alacağını bir sene te-cü etse ikiskıe de birer yıl mühlet verdiği anlaşılır. Şu halde âyet-i kerîme hamil müddeti ile sütten ayrılmanın otuzar ay olduğunu ifâde eder. Ancak bir çocuğun ana karnında iki. seneden fazla kalamayacağı Hazret-i Âişe (radıyallahü anha)-dan rivâyet edilen sahîh bir hadisle sabit olmuştur. Binâenaleyh hamil müddetinin otuz aydan az olduğu serî bir delille beyan edilmiştir. Sütten ayrılma hususunda ise böyle bir beyan olmadığı için bu müddet otuz ay olarak kalmıştır. Züfer iki yaşında sütten ayrılan çocuğun yemeğe alışması için muayyen bir müddeti zarurî görmüş; ve bunu bir sene ile tahdîd etmiştir; çünkü bir sene dört mevsimi ihtiva ettiğinden çocuğun bir halden- başka hâle geçmesine en uygun zamandır. ulemânın delilleri çocuklarını tam iki sene emzîrirler." Âyet-i Kerîme. âyet-i kelimesidir. âyette süt emme müddetinin iki senede tamam olduğu bildirilmektedir; tamam olan bir şeyin üzerine ise ziyâde yapılamaz. Hanefîler-den bu meselede cumhûr-u ulemâ tarafında bulunan İmâm Ebû Yûsuf ile İmâm Muhammed-in kavilleri esah görülmüş; Tahâvî (238-321) dahi bu kavli ihtiyar etmiştir. Tafsilât fıkıh kitaplarındadır. Âişe (radıyallahü anhâ) ile Dâvûdu Zahiri-nin istidlal ettikleri Bâbımız hadîsi men şuhtur. Bu hususta Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)-den birçok hadîsler ve ashâb-ı kirâmdan eserler mevcuttur. Ezcümle Dârekutnî (306-385)-nin Hazret-i İbn Abbâs-dan merfû- olarak tahric ettiği bir hadîste; emmenin hükmü ancak ikî sene içinde muteberdir.» buyurulmuştur. Mezkûr hadîs Hazret-i İbn Abbâs-a mevkuf olarak dahi rivâyet olunduğu gibi İbn Ebî Şeybe (- 234) İbn Mes-ûd ile Aliyü-bnü Ebî Tâlib (radıyallahü anh)-dan ve Dârekutnî Hazret-i Ömer-den mevkuf olarak rivâyet etmişlerdir. Mâlik-in «El-Muvatta-»ı ile Ebû Dâvûd-un «Sünen»înde Yahya b. Saîd-den naklen şöyle bir hâdiseden bahsedilir: Bir adam Hazret-i Ebû Mûsâ El-Eş-ariye gelerek; Ben karımın memesinden süt emdim; süt mideme gitti; demiş. Ebû Mûsa: Karın sana haram olmuştur fikrindeyim; cevabını vermiş. Orada bulunan Abdullah b. Mes-ûd (radıyallahü anh) kendisine: Bu adama verdiğin fetvaya dikkat el! diye ihtarda bulunmuş. Bunun üzerine Hazret-i Ebû Mûsa: Sen ne buyurusun? diye sormuş. Abdullah b. Mes-ûd (radıyallahü anh): Süt emmenin hükmü ancak iki sen içinde mu-teberdir; demiş. Ebû Mûsâ (radıyallahü anh) yanındakilere dönerek: Bu âlim aranızda bulundukça bir daha bana bir şey sormayın! diye tenbihde bulunmuş. »da dahi Hazret-i Abdullah b. Ömer-den şöyle bir rivâyet vardır. «Bir adam Ömerü-bnü-l-Hattâb-a gelerek şunu söyledi: Benim bir cariyem vardı; ona yakınlık ederdim. Karım bu cariyeyi kasden emzirmiş. Cariyenin yanına girdiğim zaman bana: Dur bakalım! Vallahi ben bu cariyeyi emzirdim dedi. Ömer: Karını te-dîb et! Cariyenle de cinsî münasebette bulun! Çünkü sütün hükmü yalnız küçük çocuğun emmesine mahsustur cevabını verdi.» Bâbımızın son hadîsinden de anlaşılacağı vecihîe Hazret-i Âişe-den maada bütün ezvâc-ı tâhirât da yaşlı başlı bir insanın emmesine radâ- hükmü vermemiş; Âişe (radıyallahü anhâ)-ya bunun Sâlim-e mahsus bir ruhsat olduğunu hatırlatmışlardır. hadîsi meşhûr «Sünen» kitaplarında da burada olduğu gibi mutlak rivâyet edilmiştir. Yalnız Tin Şafiî-nin «Müsned» inde: «Sâlim-i beş defa emzir» kaydı varsa da bu kayd mutlak surette mensuhtur. Onun mensub olduğunu İbn Abbâs (radıyallahü anh) tasrih etmiştir. Hazret-i İbn Abbâs-a: «Halk bir defa emmenin hürmet isbât etmediğini söylüyorlar» denildiğinde: «Öyle idi fakat sonra neshedildi» cevabını vermiştir. Rivâyete nazaran Abdullah b. Mes-ûd (radıyallahü anh): «Radâ- meselesi azmin da çoğunun da hürmet isbât etmesinde karar kıldı» demiştir. b. Ömer (radıyallahü anh)-dan dahi şöyle bir rivâyet vardır. Kendisine: İbn Zübeyr bir ve iki defa emmekte beis olmadığın söylüyor; demişler. İbn Ömer: Allah-ın hükmü İbn Zübeyr-în hükmünden daha hayırlıdır» mu-kaabelesinde bulunmuş. Iyâz (476-5.44)’ın beyanına göre Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in:«Onu emzir!» emri karşısında Hazret-i Sehle ihtimâl sütünü sağmış da Salim (radıyallahü anh) memesine dokunmadan onu içmiştir. İmâm Nevevî Kâdî-nin bu sözünü beğenmiştir. Maamâfîh ihtiyaç dolayisiyie dokunmasının özür sayılması da ihtimâl dahilinde görülmektedir.

Kaynak: Sahîh-i Müslim Ebvabu Taksîri-s-salât
Konu: Büyük İnsanın Süt Emmesi Bâbı