Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Çocuğun Firaş Sahibine Âid Oluşu Ve Şüphelerden Korunma Bâbı

Oluşturulma tarihi: 5.02.2025 19:31    Güncellendi: 5.02.2025 19:31
3687-) Bize Saîd b. Mansûr ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Amru-n-Nâkıd rivâyet ettiler. (Dediler ki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivâyet etti. H. Abd b. Humeyd de rivâyet etti. ki): Bize Abdurrezzâk haber verdi. ki): Bize Ma-mer haber verdi. Her İki râvi Zührî’den bu isnâdla bu hadîsin benzerini rivâyet etmişlerdir. Şu kadar var ki Ma-mer ile İbn Uyeyne kendi rivâyetlerinde: «Çocuk firaş sahibinindir.» demiş; «Zânîye taş gerekir» cümlesini zikretmemişlerdir. hadîsi Buhârî «Kitâbu’l-Buyû»un bir-iki yerinde «Ahkâm». «Miras» «Vesayâ» ve «Megâzî» bahislerinde; Nesâî: «Talâk»- bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. beyanına göre hadîste bahsi geçen kıssanın aslı şudur: Cahiliyet devrinde Araplar cariyelerine vergi koyarlardı. Cariyeler bu vergileri ödemek için yolsuzluklarda bulunur zina ederlerdi. Bu esnada sahipleri de onlarla cima-da bulunurdu. Câriye çocuk doğurursa bâzan sahibi bâzan da zina ettiği adam «çocuk bendendir» diye iddia ederlerdi Şayet câriye sahibi çocuğu iddia veya redd etmeden ölür de veresesi iddia ederlerse çocuğun nesebi câriye sahibine İlhak olunur; yalnız miras alamazdı. Mirasçı olabilmesi için miras taksim edilmezden önce ilhak edilmiş olması lâzım gelirdi. Câriye sahibi doğan çocuğun kendine âid olduğunu inkâr ederse çocuğun nesebi ona ilhak olunamazdı. tâhirâttan Hazret-i Sevde:nin babası Zem-atü-bnü Kays-in da bu neviden bir cariyesi vardı; onunla cinsî münasebette bulunurdu. Bir ara câriye gebe kaldı. Çocuğun Hazret-i Sa-d b. Ebî Vakkaas ırı kardeşi Utbe-den kaldığı zannediliyordu. Bu adam Uhud gazasında Peygamlıev (sallallahü aleyhi ve sellem)’in dişini kırmış; onun bedduasına uğramıştı. Birkaç zaman sonra kâfir olarak Ölmüş; vefatından önce kardeşi Sa-d (radıyallahü anh)-a vasiyyette bulunarak: «Zem-a-nın cariyesinden doğacak çocuğu kendine ilhak et» demişti. Hazret-i Sa-d ilhak iddiasında bulununca Zem-a-nın oğlu Abd ona i-tirâz etti. Sa-d (radıyallahü anh): «Bu çocuk benim kardeşimin oğludur» diyerek cahiliyet devrindeki âdetlerine işaret ediyor; Abd de: «Çocuk benini kardeşimdir; babamın firâşinda doğmuştur.» diyerek İslâm-ın hükmüne telmihde bulunuyordu Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) câhiliyyet âdetinin hükmünü ibtâl ıçm çocuğun Abd b. Zem-a:ya verilmesine hükmederek: senindir yâ Abd! Çocuk firâş sahibinindir.» buyurdular. senindir» ifâdesi iki suretle tefsir edilmiştir. Birinci tefsire göre bu sözden murâd: «O senin kardeşindir» demektir; ve bu sözü Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Abd-in ilhak isteğine değil kendi ilmine istinaden söylemiştir. Çünkü Zem-a Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimizin kayınpederi idi. Binâenaleyh onun cariyesi ile cinsî münâsebette bulunduğunu bilmiş olabilir. İkinci tefsire göre: «O senindir» cümlesi «Senin mil kindir» mânâsına gelir. Zira bir cariyenin gayri meşru surette doğurduğu çocuk köle olur. Zem-a bu çocuğun lehinde veya aleyhinde bir şey söylemediğine göre çocuk annesine tebean köledir; ve Abd-e babasından miras olarak intikal etmiştir. İbn Cerîr-in kavli budur. göre ; «O senindir» sözünden murad mülkiyet değil zilyedliktir. Yani: «Bu çocuğu sen alırsın ama imik olarak değil başkasına vermeyip kendi himayende bulundurmak için» demektir. Nitekim Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kayıp eşya bulan bir kimseye de: «O senindir» buyurmuş; bu sözü ile: «Bulduğun eşyayı sahibi çıkıncaya kadar elinde tut» demek istemiştir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimize izafeten: «Cariyenin çocuğunu Zem-a-nın oğlu olarak kabul etti; ama bu çocuğun kız kardeşine ondan kaçmasını emretti.» demek caiz değildir. Ancak Abd b. Zem-a-nın iddiasında kız kardeşi Sevde (radıyallahü anh) dahi ortak olacağı için doğan çocuğu ona kardeş tanımamış; ondan kaçmasını emir buyurmuştur. Bazıları Tahâvi-nin sözüne i-tirâzla bu hadîsi Buhârî-nin «Meğâzî» bahsinde: senindir; o senin kardeşindir ya Abd b. Zem-a» şeklinde rivâyet ettiğini soylemişlerse de Aynî bunlara cevap vermiş; ve İmâm Ahmed-in «Müsned»i ile Nesâî-nin. «Sünen»inde hadîsin: senin kardeşin değildir» tarzında rivâyet edildiğin bildirmiştir. Gerçi bu ziyadeyi Beyhakî Münzirî ve Mâzerî ma-lûl bulmuşlardır; fakat Hâkim ziyâde isnadının sahih olduğunu beyân etmiştir. senindir yâ Abd» cümlesinin «O senin kölendir» şeklinde de rivâyet olunduğu söylenir. Hattâ Kurtubî bu rivâyeti Hanefîler-den bâzılarına nisbet etmiş; sonra: «Rivâyet nida harfi olan (yâ) iledir. Burada Abd kelimesi ismi alem olup münâdâdır. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onunla Zem-a-nin oğlu Abd-i kasdetmiştir. (Yâ) sız rivâyeti kabul etsek bile muhâtab yine Abd b. Zem-a-dır. Kelime şüphesiz ki. münâdâdır; şu kadar var ki Araplar ismi alemlerden nida harfini hazf ederler...» diyerek mezkûr kavli reddetmiştir. doğurduğu çocuğun ismi Abdurrahmân b. Zem-a-dır. Döşek demektir. Burada ondan kinaye yolu ile koca mânâsı kasdedilmiştir. Bazıları kinaye tarîki ile kan ile kocadan her birine firâş denilebileceğini söylemişlerdir. Fukaha bu kelimeyi umumiyetle helâl cima1 ve nesil elde etmek için yapılan meşru- cima- mânâlarında kullanırlar. Firâşm kavı zaif ve orta olmak üzere üç mertebesi vardır.

Kaynak: Sahîh-i Müslim Ebvabu Taksîri-s-salât
Konu: Çocuğun Firaş Sahibine Âid Oluşu Ve Şüphelerden Korunma Bâbı