Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Bab

Oluşturulma tarihi: 5.02.2025 19:31    Güncellendi: 5.02.2025 19:31
6055-) Bize bu hadîsi Kuteybe ile İbn Rumh dahi Leys b. Sa-d-dan rivâyet ettiler. H. İbn Râfi- de rivâyet etti. ki): Bize İbnı Ebî Füdeyk rivâyet etti. ki): Bize Dahhâk (yani İbn Osman) haber verdi. iki râvi Nâfi-den bu isnadla rivâyette bulunmuşlardır. Leys-in hadîsinde: «Nâfi- dedi ki: Zannederim İbn Ömer: Peygamberliğin yetmiş cüz-ünden bir cüz-dür dedi.» ifâdesi vardır. hadîsi Buhârî Tirmizî ve Nesâî «Ta-bîrir-Rü-ya» bahsinde tahrîc etmişlerdir. ve diğer bazı ulemânın beyânına göre zamanın yaklaşmasından murad gece ile gündüzün müsâvî olmasıdır. Bazıları: «Bundan murad kıyâmetin yaklaşmasıdır.» demişlerdir. Birinci tefsir rü-ya ile meşgul olmayanlara göre daha meşhurdur. Fakat ikinci tefsiri te-yid eden hadîs vardır. en doğru rü-ya göreniniz en doğru soyleyeninizdir.» cümlesinin zahiri mutlak ise de Kâdî Iyâz bazı ulemânın: «Bu âhir zamanda ilim kalktığı; ulemâ sulehâ ve gerek sözünden gerek amelinden istifâde edilecek kimse kalmadığı zaman bir ta-viz ve tenbih olmak üzere görülecektir.» dediklerini hikâye etmiştir. Hadîsin mutlak mânâda olması daha akla yakındır. Çünkü doğru söylemeyen bir kimsenin rü-yasında da bozukluk olur. rivâyetlerinde sâlih rü-yanm peygamberliğin cüzlerinden olduğu üç âdetle bildirilmektedir. Bunların en meşhuruna göre rü-ya peygamberliğin kırk altı cüz-ünden bir cüz-dür. ikinciye göre kırk beş üçüncüye göre yetmiş cüz-ünden bir cüz-dür. Müslim-den başkalarının rivâyetlerinde cüz sayıları daha da değişmektedir. Meselâ: İbn Abbâs (radıyallahü anh)-ın bir rivâyetinde «Peygamberliğin kırk cüz-ünden bir cüzü»; El-Abbâs’ın rivâyetinde «Elli cüz-ünden bir cüzü»; İbn Ömer rivâyetinde «Yirmialtı cüz-ünden bir cüzü»; Ubâde rivâyetinde: «Kırk dört cüz-ünden bir cüz-üdür» denilmektedir. Tâberi bu ihtilâfın rü-yayı görenlerin muhtelif olmasından ileri geldiğine işaret etmiştir. Sâlih mü-minin rü-yası peygamberliğin kırk altı cüz-ünden bir cüz fâsıkın rü-yâsı ise yetmiş cüz-ünden bir cüz olur. Bâzılarına göre bu ihtilâftan murad: Gizli rü-yalar v«tmiş cüz-den bir cüz aşikâr (açık) rü-yalar kırk altı cüz-den bir cüz-dür demektir. Bir takımları da şöyle dedilerdir: «Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)-e yirmi üç sene vahiy geldi. Bu yirmi üç senenin on üçü Mekke-de onu Medine-de geçti. Daha önce altı ay vahyi rü-yada görmüştü. Bu altı ay kırk altı (altı ayın) bir cüz-üdür.» diyor ki: «Ulemâdan Bazıları rü-yaların peygamberlikle hâsıl olan ve o sayede temyiz edilen şeylere kırk altıda bir cüz nisbetinde benzerliği olduğunu söylemişlerdir. Bazıları birinciye (yani altı ay rü-ya meselesine) itiraz etmiş. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in peygamberlik gelmezden Önce vahyi tam altı ay rü-yada gördüğü sabit olmamıştır. Bir de Peygamber olduktan sonra birçok rü-yalar görmüştür. Bunlar da altı aya katılınca nisbet değişir demişlerdir. Bu ikinci itiraz bâtıldır. Çünkü vahyden sonraki rü-yalar melek vâsıtasıyle olmuştur ki; bunlar vahiy de dâhil olup ayrıca hesaba katılmazlar.» de şunları söylemiştir: «Bu hadîs rü-ya meselesini te--kid ve onun mertebesini tahkikdir. Rü-yanm peygamberlik cüzlerinden bir cüz oluşu peygamberlere mahsustur. Başkaları hakkında böyle bir şey yoktur. Peygamberlere uyanıkken nasıl vahiy gelirse uyku hâlinde de gelirdi. Ulemâdan bâzılarına göre bu hadîsin mânâsı rü-ya peygamberliğe muvafık olarak görülür. Çünkü rü-ya peygamberlikten kalan bir cüz-dür demektir.» (Rü-yada) köstek (görmey)i severim bukağıdan hoşlanmam.» cümlesi hakkında ulemâ şunları söylemişlerdir: «Köstek görmeyi sevmesi köstek ayaklara takıldığı içindir. Bu da günahlardan kötülüklerden ve bilûmum bâtıl şeylerden vazgeçmeyi gösterir. Bukağıya gelince: Onun yeri boyundur. Hem bukağı Cehennemliklerin sıfatıdır. Teâlâ Hazretleri Yâsîn Sûresinde: onların boyunlarına bukağı vuracağız.» Başka bir yerde de: bukağılar vurulduğu vakit.» buyurmuştur. Tâbir ulemâsı ise bu cümledeki iki sözü derecelere ayırmış ve: «Uyuyan kimse mescidde veya hayırlı bir kalabalık içinde yahut güzel bir halde ayaklarına köstek vurulduğunu görürse bu onun iyi halde sebatına delildir. Söz sahibi bir kimsenin rü-yasında onu bu şekilde görmesi de iyi halde sebatına delildir. Onu rü-yasında bir hasta veya mahbus yahut misafir veya felâketzede bir kimse görürse görenin bulunduğu halde sabit olduğuna delildir. Köstekle beraber bukağıda bulunmak gibi sevilmeyen bir şey de görürse bu sefer netice sevimsiz çıkar. Çünkü bukağı azab göreceklerin sıfatıdır. gelince boynuna takılmış görürse kötüdür. Maamafih ka-rîne bulunduğu takdirde büyük mertebelere delâlet eder. Elleri kelepçeli görmek iyidir. Onların kötülüğe uzanmayacaklarına delildir. Bâzan cimriliğine bazan da niyet ettiği işi yapamayacağına delil olur.» demişlerdir.

Kaynak: Sahîh-i Müslim Rü’ya
Konu: Bab