6075-)
Bize Muhammed b. Râfi- de rivâyet etti. ki): Bize Abdürrezzâk rivâyet etti. ki): Bize Ma-mer Hemmam b. Münebbih-den naklen haber verdi. Hemmam: Ebû Hüreyre-nin Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den bize rivâyet ettikleri şunlardır diyerek bir takım hadîsler rivâyet etmişlerdir. Bunlardan bîri de şudur: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem); defa ben uyurken bana yerin hazîneleri getirildi ve (getiren) ellerime altından İki bilezik koydu. Bunlar benim nazarımda büyüdüler ve beni meşgul ettiler. Bunun üzerine bana onları üfürmem bildirildi. Ben de üfürdüm ve gittiler. Ben bunları aralarında bulunduğum iki yalancı: San-a-nın reisi ile Yemame-nin reisi diye tevıl ettim.» buyurdular. ile Esved- El- Ansi ikisi de yalancı peygamberlerdendir. Müseylime Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den sonra onun yerine geçmek şartı ile kendisine tâbi olacağını söylüyormuş. Bu niyetini bildirmek üzere Medîne-ye gelmiş. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in Müseylime-nin yanına gelmesini ulemâ muhtelif şekillerde izah etmişlerdir. Bâzılarına göre müslüman olurlar ümidiyle ve kendisine vahy olunanı bildirmek maksadıyle gerek Müseylime-nin gerekse yanındakilerin gönüllerini almak için gitmiştir. Bir takımları Müseylime-nin gelişine mükâfat olarak gittiğini söylemişlerdir. Çünkü Müseylime uzak yerden gelmişti. Müseylime o zaman henüz müslüman görünüyordu. Küfrü irtidadından sonra meydana çıkmıştır. Başka bir hadîste de Müseylime-nin Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldiği bildirilmektedir. Şu halde görüşmenin iki defa vuku bulmuş olması ihtimâli vardır. (sallallahü aleyhi ve sellem)’in Müseylim e-ye: «Ben Allah-ın senin hakkındaki emrine tecâvüz edemem.» buyurmasının mânâsı: Senin istediklerine yani seni kendi yerime bırakmaya yahut Peygamberlik vazifesinde kendime ortak yapmaya razı olamam. Razı olursam Allah-ın bu husustaki emirlerine karşı çıkmış sayılırım demektir. nüshalarda hadisin bu cümlesi: Allah-ın senin hakkındaki emrine tecâvüz edemezsin.» denilmiştir. Ki: Kâdî Iyâz bunun da sahih olduğunu söyler. Mânâsı: Sen Allah-ın senin hakkında takdir ettiği hüsran ve helâke karşı gelemezsin. Yahut senin hakkındaki takdir ettiği şekaveti bozamazsın demektir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Müseylime-ye: Bana tâbi olmaktan geri kalırsan Allah seni tepeler demiş ve onun bir mucizesi olarak Müseylime Yemâme harbinde tepelenmiştir. b. Kays Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hatibi idi. Ona gelen hey-etlerin hatiblerine Sabit cevap verirdi. Bu sefer de onu göstermesi bundandır. bunları benden sonra çıkacak iki yalancı (peygamber) diye te-vil ettim.» cümlesindeki çıkıştan murad onların şan ve şevketlerinin meydana çıkması yahut Peygamberlik iddiaları ve muharebeleridir. Yoksa Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında kendileri meydanda idi. (sallallahü aleyhi ve sellem)’e bu bilezikleri üfür diye emir buyurularak onları üfürmesi ve uçmaları bu yalancıların iddialarının mahvu müzmahü olacağına delildir. Nitekim öyle de olmuştur. Bu da Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in bir mûcizesidir. yerin hazineleri getirildi.» cümlesinden murad yeryüzünün birçok beldelerini fethederek mallarım alacağım ve o yerleri kendi milk ve sultanına katacağını bildirmektedir. Bu da böylece olmuştur. Bir mucizedir. Ansî de Yemen-de zuhur eden fitnede uyurken tepelenmiştir.
Kaynak: Sahîh-i Müslim Rü’ya
Konu: Peygamber Sallallahü Aleyhi Ve Sellem’in Rüyası Bâbı