6162-)
Bana Ebû-t Tâhir Ahmed b. Amr b. Şerh de rivâyet etti. ki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. ki): Bana Yûnus İbn Şihab-dan naklen haber verdi. İbn Şihab Şöyle dedi: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) fetih «azasını yaptı ve Mekke-yi fethetti. Sonra Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) beraberindeki müslümanlarla (gazaya) çıktı ve Huneyn-de harb ettiler. Allah dinine ve müslümanlara yardım etti. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) o gün Safvan b. Ümeyye-ye yüz tane deve verdi. Sonra yüz daha sonra yüz daha ilâve etti. Şihâb Şöyle dedi: Bana Saîd b. Müseyyeb rivâyet etti ki: Safvân: Vallahi Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bana verdiğini verdi. Ama kendisi bana insanların en menfuru idi. Bana vermekte devam etti. Nihayet nazarımda insanların en sevimlisi oldu demiş. Bu rivâyeti Buhârî «Kitâbu-l-Edeb»-de tahric etmiştir. birinci rivâyetinde bir adam denilerek ismi zikredilmeyen zat Safvan b. Ümeyye-dir. Nitekim müteakib rivâyette ismi tasrih edilmiştir. Hazret-i Safvân-in künyesi Ebû Vehb-dir. Mekke-nin fethinden sonra müslüman olmuştur. Huneyn ve Tâif gazalarına müşrik olduğu halde iştirak etmiştir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisine ganimetten yüzer yüzer deve verince Safvan onun hak Peygamber olduğuna kanâat getirmiş ve: «Allah-a şehadet ederim bu cömertliği bir peygamberden başka kimse yapamaz» diyerek müsliman olmuştur. Hazret-i Satvân-a verilen iki dağ arası koyundan murad koyunların çokluğudur. Yani ona iki dağ arasını dolduracak kadar çok koyun vermiştir. Bu koyunlar Huneyn-den alınan ganimetlerdi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in Hazret-i Safvan ve emsaline verdiği bu atıyyeler onun sonsuz cömertliğine en açık delildir. Aliyyül-Kâari «Şifa» şerhinde bu babda şunları söylemiştir: «Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in bu gibilere bol atıyyeler vermesi bunların küfür derdinden ancak böylelikle kurtulacaklarını bildiği içindir. Çünkü mâhir doktor hastaya münasib olan ilâcı verir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) de Müellefe-i Kulübün derdi mal ve hayvan olduğunu görmüş onları kendilerine en güzel develer vermek suretiyle tedavi etmiş. Böylece küfür nıkmetinden kurtulup İslâm nimetine nail olmuşlardır.» Kulub: Kalbleri İslâm-a yatıştırılmak için kendilerine mal verilen insanlardır. Bunların bir takımı müslüman olmuş fakat kalbleri henüz İslâmiyete yatışmamıştı. Bir takımı ise henüz müslüman olmamış lâkin müslüman olmaları ümid ediliyordu Müellefe-i Kulübün müslüman olanlarına ganimetten mal vermenin caiz olduğu hususunda hilaf yoktur. Yalnız onlara zekât verilip verilmiyeceği ihtilaflıdır. Kâfir olanlarına gelince onlara zekât verilmez. Zekâttan başka mallardan verilip verilemiye-ceği ihtilaflıdır. Safvan başta olmak üzere kendilerine bol atıyyeler verilen Müellefe-i Kulub birer birer Müslüman olmuş İslâm-ın nuru ve Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)-in bereketi ile çok geçmeden eski düşmanlıkları mahabbete inkılâb etmiş kalblerinde imanın hakikati parlayarak dünkü düşmanları Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) dünyada en sevdikleri insan buğzettikleri İslâmiyet-te uğrunda canlarını feda ettikleri dünyalardan daha kıymetli varlıkları hâline gelmiştir
Kaynak: Sahîh-i Müslim Faziletler
Konu: Resullüllah Sallallahü Aleyhi Ve Sellemden Bir Şey İstendiğinde Asla: «yok!..» Demediği Ve İlhamını Çokluğu Bâbı