6216-)
Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr rivâyet ettiler. Lâfız İbn Müsennâ-nindir. (Dediler ki): Bize Muhammed b. Ca-fer rivâyet etti. ki): Bize Şu-be Simak b. Harb-den rivâyet etti. ki): Ben Câbir b. Semura-yı şunu söylerken işittim. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) geniş ağızlı gözünün beyazı kırmızılı etsiz ökçeliydi. diyor ki: Simak-e: Dalîu’l-Fem ne demektir? diye sordum: Ağzı büyük manasınadır dedi Eşkelü’l-Ayn nedir? dedim. Göz kapağı uzun demektir cevabını verdi. Menhusu’l-Akib nedir? dedim. Topuğunun eti az demektir cevâbını verdi. ağızlı olmak Arablarca medin sıfatıdır. «Müslim» sârini Übbî: «Bundan murad çok küçük olmadığını güzellikten çıkaracak kadar büyük de değildiğini anlatmaktır.» diyor. tâbirine gelince; râvi Simâk bunu göz kapağının uzunluğu ile tefsir etmişse de Kâdî Iyâz: «Bu bütün ulemanın ittifakı ile Simâk’in bir vehmi ve açık bir hatasıdır. Doğrusu bütün ulemanın ittifakı vecihle şüklenin gözün beyazına karışan kırmızılık manâsına gelmesidir. Bu makbuldür. Şühle ise; gözün karaşındaki kızıllıktır» diyerek bu tefsiri kabul etmemiştir.
Kaynak: Sahîh-i Müslim Faziletler
Konu: Peygamber Sallallahü Aleyhi Ve Sellemin Ağzı Gözleri Ve Ökçelerinin Sıfatı Hakkında Bir Bab