6234-)
Bize Ebû Kâmil rivâyet etti. ki): Bize Hammâd (yani İbn Zeyd) rivâyet etti. H. Süveyd b. Said de rivâyet etti. ki): Bize Ali b. Müshir rivâyet etti. iki râvi Asım-ı Ahvel-den rivâyette bulunmuşlardır. H. Hamid b. Ömer El-Bekrâvî dahi rivâyet etti. Lâfız onundur. ki): Bize Abdü-l-Vahid (yani İbn Ziyad) rivâyet etti. ki): Âsim Abdullah b. Serciş-den rivâyet etti. (Şöyle dedi): Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’ı gördüm. Onunla ekmek ve et de yedim. (Yahut tirit yedim demiş.) ki: Ona: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) senin için istiğfar etti mi? diye sordum. Evet! Senin için de! dedi. Sonra şu âyeti okudu: için istiğfar et! Erkek ve kadın mü-minler için de." Sûre-i Muhammed Âyet: 19. Abdullah ki: Sonra arka tarafına dolandım. Ve iki omuzunun arasındaki nübüvvet mührüne baktım. Sol küreğinin başında parmakları bir araya getirilmiş el gibi. Üzerinde siğiller emsali bunlar vardı. b. Yezîd rivâyetini Buhârî «Kitâbu’l-Vudû-» «Sıfetü-n-Nebiyy» «Kitâbu-t-Tıb» ve «Kitâbu-d-Deavât»-da Tirmizî Menâkıb» bahsinde; Nesâî «Kİtâbu-t-Tıb»-da muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. kelimesi; hatimden alınmadır. Hatim: Tamamlamak sonuna varmak demektir. Hâtem mühür manâsına gelir ki: Burada ondan sonra Peygamber gelmeyeceğine delil manasınadır. Kâdî Beyzâvî: «Nübüvvet mührü Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in iki omuzu arasındaki eserdir. Geçen ümmetlerin kitaplarında bunun sıfatı beyan edilmiş geleceği va-d edilen Peygambere bir alâmet olmuştur. Bu Peygamber onunla bilinecektir. Bir de Peygamberliğine dokunulmaktan korunmak için verilmiştir. Vesikalandırılan bir şeyin mühürle korunduğu gibi...» diyor. mührünü isbat eden rivâyetler çoktur. Bunların bâzısında mührün üzerinde etten yazılmış «MuhammedürResûlüllah» cümlesi olduğu bildirilmektedir. Bir rivâyette içinde «Allahu vahdeh» dışında ise «Nereye dilersen oraya git çünkü muzaffersin.» yazılı olduğu bildirilmiştir. Fakat bu rivâyet çok zayıftır. Bazıları Nübüvvet mührünün nurdan olduğunu söylemişlerdir. Hazret-i Âişe-nin: «Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) vefat ettikten sonra mührü araştırdım. Fakat onun kaldırıldığını gördüm.» dediği rivâyet olunur. mührün Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber doğduğu söylenir. Bu hususta da muhtelif rivâyetler vardır. Rivâyetlerden birine göre mührün sol küreğin başında olması şeytanın içeri gireceği kapı arası olduğu içindir. Bu suretle şeytanın Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) üzerindeki giriş kapısı kapanmış ve mühürlenmiş demektir. Mühürlü bir şeye nüfuz etmenin imkânı olmadığı gibi şeytanın girmesine de imkân bırakılmamıştır. arasında nübüvvet mührünün parmakları bir yere toplanmış şeklinde olduğunu bildireni diğerine muhalif gibi görünürse de Kâdî Iyâz-ın beyânına göre bu da öteki rivâyetlere uygun olarak . -ı edilir. Ve nübüvvet mührü toplu el şeklinde idi. Fakat güvercin yumurtası kadar küçüktü denilir-
Kaynak: Sahîh-i Müslim Faziletler
Konu: Nübüvvet Mührünün İsbatı Sıfatı Ve Peygamber Sallallahü Aleyhi Ve Sellemin Vücudundaki Yeri Bâbı