7210-)
Bize Hasen b. Alî el-Hulvânî ile Muhammed b. Sehl Et-Temîmî rivâyet ettiler. (Dediler ki): Bize İbn Ebi Meryem rivâyet etti. ki): Bize Muhamracd b. Ca-fer haber verdi. ki): Bana Zeyd b. Eşlem Atâ- b. Yesar-dan o da Ebû Saîdî Hudrî-den naklen haber verdi ki: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) zamanında münafıklardan bir takım adamlar Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) gazaya çıkınca ondan ayrılırlar. Ve Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in hilâfına (evlerinde) oturduklarına sevinirlermiş. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) geldiği vakit ondan özür dilerler; yemin ederler ve yapmadıkları bir şeyle övülmelerini isterlermîş. Bunun üzerine ; yaptıklarına sevinenleri ve yapmadıklarıyle övülmek isteyenleri zannetme. Evet bunları sakın azabdan kurtulacak zannetme!" Âl-i İmran Sûresi âyet: 188 âyet-i kerîmesi inmiş. hadîsi Buhârî «Kitâbu-t-Tefsîr»-de tahric etmiştir. Hadîsde zikri geçen âyet-i kerîmedeki «Tahsebenne» fiili «Yahsdbenne» şeklinde de okunmuştur. Bu takdirde âyetin mânâsı: yaptıklarına sevinenler ve yapmadıklarıyle Övülmek isteyenler zannetmesin. Evet bunlar sakın kendilerini azabdan kurtulacak zannetmesin.» demek olur. Aynı kelime «Tahsebünne» şeklinde dahi okunmuştur ki bu takdirde âyet mü-minlere hitâb olur. Yani: mü-minler sakın yaptıklarına sevinenleri ve yapmadiklarıyle Övünenleri azabdan kurtulacak sanmayın!» mânâsına gelir. kerîmenin ne sebeple indirildiği ihtilaflıdır. Bu hadîse göre münafıklar hakkında nâzil olmuştur. İbn Abbâs Hazretlerinden rivâyet edilen bir hadîsde ehl-i kitab hakkında indiği bildirilmiş; Kurtubî her iki fırka hakkında nâzil olduğunu söylemiş. Ferra- ise Yahûdiler hakkında nâzil olmuştur demiştir. lâfzı umûmîdir. Yaptığına sevinen yapmadığıyla övülmek isteyen herkese şâmildir.