1967-)
Bize İshak b. İbrahim haber verip dedi ki bana Ebu Kurre -ki O Mûsa b. Tarık-tır- benim kıraatim yoluyla İbn Cüreyc-den haber vermiş ki O şöyle demiş: Bana Abdullah b. Osman b. Huseyn Ebu-z-Zübeyr-den (O da) Cabir b. Abdillah-tan (naklen) rivâyet etti ki Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) el-Cirâne Umresi-nden döndüğünde Ebu Bekr-i Hac (Emiri olarak) göndermiş biz de O-nunla beraber gelmiştik. Nihayet el-Arc denilen yere geldiğimizde (bizi) sabah namazına çağırmıştı. Sonra (namaza başlama) tekbiri almaya yöneldiği zaman arkasında bir deve böğürtüsü işitmiş bunun üzerine tekbir almayı bırakıp şöyle demişti: "Bu Resûlüllah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) devesinin yani el-Ced-a-nın böğürtüsü! Muhakkak ki Resûlüllah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) hac yapma hakkındaki kanaati değişti. Belki (gelen) Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-dir de biz O-nunla namaz kılarız." Bir de ne görelim (devenin) üzerinde Ali var. zaman Ebu Bekr;"(Hac) emiri misin yoksa elçi misin?" diye sormuş O da şu cevabı vermişti: "Hayır. (Ben) Resûlüllah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) haccın durak yerlerinde insanlara okumak üzere Berâe (Tevbe) Sûresinin başından 30 küsur ayetle gönderdiği bir elçiyim!" Derken Mekke-ye gelmiştik. Sonra Terviye (gününden) bir önceki gün olunca Ebu Bekr kalkıp halka bir konuşma yapmış ve onlara hac ibadetlerinden bahsetmişti. O (konuşmasını) bitirince Ali kalkmış ve halka Berâe (Sûresinin baş tarafından 30 küsur ayeti) bitirinceye kadar okumuştu. Sonra kurban bayramının birinci günü gelmiş biz de akın akın (Mekke-ye) dönmüştük. Ebu Bekr (Mekke-ye) döndüğünde (yine) halka bir konuşma yapmış ve onlara "ifâda" (ziyaret tavaflarından) kurban kesmelerinden ve (diğer) hac ibadetlerinden bahsetmişti. O (konuşmasını) bitirince Ali (yine) kalkmış ve halka Berâe-nin (sözkonusu ayetlerini) sonuna kadar okumuştu. Daha sonra "Nefr-i Evvel: Birinci Ayrılma" (yani bayramın üçüncü) günü olduğunda Ebu Bekr (yine) kalkıp halka bir konuşma yapmış ve onlara nasıl ayrılacaklarını (cemreleri) nasıl atacaklarını anlatmış böylece onlara hac ibadetlerini öğretmişti. O (konuşmasını) bitirince Ali (yine) kalkmış ve halka Berâe-nin (sözkonusu ayetlerini) bitirinceye kadar okumuştu.