2069-)
Bize Abdullah b. Salih haber verip (dedi ki) bana el-Leys rivâyet edip (dedi ki) bana Yunus İbn Şihâb-dan rivâyet etti ki O şöyle demiş: Bana Ebu Umame b. Sehl b. Huneyf el-Ensari haber verdi ki Abdullah b. Abbas O-na haber vermiş ki kendisine "Allah-ın Kılıcı" denilen Halid ibnu-l-Velid O-na haber vermiş ki O (yani Halid) Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte Hazret-i Peygamber-in (sallallahü aleyhi ve sellem) hanımı Hazret-i Meymûne-nin -ki O (Halid-in) de teyzesidir İbn Abbas-ın da teyzesidir- yanına girmişler ve yanında kızkardeşi Hafida bintu-l-Haris-in Necd-den getirmiş olduğu kızartılmış bir keler bulmuşlar. (Hazret-i Meymûne) de hemen bu keleri Resûlüllah-a (sallallahü aleyhi ve sellem) sunmuş. Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) elini bir yemeğe (durumu) kendisine anlatılıp ismi söylenmedikçe nadiren yaklaştırırmış. Neyse Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) elini bu kelere uzatmış. Bunun üzerine orada bulunan kadınlardan biri; "Resûlüllah-a (sallallahü aleyhi ve sellem) kendisine ne sunduğunuzu bildirin!" demiş. Onlar da; "bu kelerden başka birşey değildir!" demişler. O zaman Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) elini (yemekten) çekmiş. Bu sefer Halid ibnu-l-Velid; "keleri haram mı kılıyorsun ya Resûlüllah?" demiş. Hazret-i Peygamber de); "Hayır! Fakat o kavmimin yurdunda olmaz. Bu sebeple ondan tiksiniyorum!" buyurmuş. Halid sözüne devamla şöyle demiş: Bunun üzerine ben onu (önüme) çekmiş ve Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bakıyorken yemiştim de O beni (bundan) menetmemişti.