2250-)
Bize Cafer b. Avn Abdulaziz b. Ömer b. Abdilaziz-den (O da) er-Rebi’ b. Sebre-den (naklen) haber verdi ki babası O-na anlatmış ki onlar Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber Veda Haccı-nda yola çıktılar. Derken (Resûlüllah): "Şu kadınlardan yararlanın!" buyurdu. --Yararlanmak" bizde "evlenmek" demektir.- Biz de bunu kadınlara teklif ettik. Fakat onlar (buna) aramızda bir müddet tesbit edilmesi durumu hariç razı olmadılar. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem); "Yapın (bir müddet tesbit edin!)" buyurdu. Bunun üzerine ben ve amcamın bir oğlu (kadın bulmaya) çıktık. Onda bir aba vardı bende de bir aba vardı. Onun abası benim abamdan daha iyiydi. Bense ondan daha gençtim. Neyse bir kadına geldik. Benim gençliğin hoşuna gitti onun da abası hoşuna gitti Neticede; "(bu) aba onun abası gibidir!" dedi (ve beni seçti). Aramızdaki müddet on (geceydi). Ben de bu geceleri onun yanında geçirdim. Sonra sabahleyin (Kabe-ye) geldim. Bir de gördüm ki Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Rükn (Kabe-nin Hacer-i Esved köşesi) ile (Kabe-nin) kapısı arasında ayakta duruyor! Derken O şöyle buyurdu: "-Ey insanlar! Şüphe yok ki ben size kadınlardan "yararlanma" hususunda izin vermiştim iyi bilin ki muhakkak Allah bunu Kiyamet gününe kadar haram kılmıştır! Binaenaleyh kimin yanında bu kadınlardan biri varsa ona yol versin! Onlara verdiğiniz şeylerden de hiçbir şey almayın!"