3768-)
Huzeyfe (radıyallahü anh)-den rivâyet olunmuştur; dedi ki: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte bir yemekte bulunmuştuk. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte sofrada hazır bulunduğunuz halde içimizden hiçbir kimse ondan önce elini sofraya uzatmadı. Derken bir bedevi sanki (arkasından yemeğe doğru) itilmiş gibi (hızla) gelip elini daldırmak üzere yemeğe götürdü. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) da hemen onun elini tuttu. Sonra bir cariye sanki (arkasından) itiliyormuş gibi (hızla) gelip yemeğe sokmak üzere elini uzattı. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) onun elini de tuttu ve şöyle buyurdu: Gerçekten şeytan üzerine Allah-ın ismi anılmayan (Besmele çekilmeyen) yemeği yemeye imkân bulur. (O bu yemeği kendisine) helâl kılmak için önce kendisine âlet edebileceği şu bedeviyi getirdi. Ben de onun elini tuttum (şeytana imkân vermedim). Sonra (bu yemeği kendisine) helâl kılmaya âlet etmek üzere bu cariyeyi getirdi. Ben (onun da) elini tuttum. Varlığım elinde olan zâta yemin olsun ki şeytanın eli bedevi ve cariyenin eli ile birlikte benim elimdedir." eşribe 102; Ahmed b. Hanbel V 383 398.