3818-)
Câbir b. Semüre-den rivâyet olunmuştur; dedi ki: adara (Medine-de siyah taşlarıyla meşhur olan) Hârre isimli yere ailesi ve çocuğu ile birlikte konakladı. (Orada bulanan) başka bir adam (ona) " Benim (burada) devem kayboldu eğer bulursan onu yakala" dedi. Kısa bir süre sonra (o kimse bu) deveyi buldu. (Fakat devenin) sahibi bulunamadı. Derken (elinde kalan) deve hastalandı..Karısı ona " Bunu kes" dediyse de adam kabul etmedi. Deve öldü. (Bu sefer kadın kocasına) " Bunu kes yağını ve etini pastırma yapar yeriz. (Çünkü biz çok açız zaruret halindeyiz)" - dedi. (Adam): (Hayır) Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-a danışıncaya kadar (bunu kabul edemem)" dedi. Sonra Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-a gelip bunu sordu. (Hazret-i Peygamber de): Senin yanında seni buna muhtaç olmaktan kurtaracak (bir şey) var mı?" diye sordu. (Adam) " Hayır" cevabını verdi (Bunun üzerine); (Öyleyse) onu yeyiniz" buyurdu. o sırada devenin) sahibi çıkageldi. (Adam da başından geçen) olayı anlattı. (Devenin sahibi olayı öğrenince adama) " Onu kesşeydin ya!" dedi. (Adam da) -" Senden utandım (da kesemedim)" karşılığını verdi.