4215-)
Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-in azatlısı Sevban (radıyallahü anh)-dan şöyle rivâyet edilmiştir: (sallallahü aleyhi ve sellem) bir yolculuğa çıktığında ailesinden son veda ettiği ve döndüğünde de yanına ilk girdiği insan Fâtıma (radıyallahü anh) idi. (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gazvesinden döndü. Hazret-i Fâtıma (radıyallahü anh) kapısının üzerine çul -veya perde- asmış Hüseyin ve Hasen-e gümüşten iki bilezik takmıştı. Resûlüllah (bu sefer) Hazret-i Fâtımanın yanına girmedi. Hazret-i Fâtıma Resûlüllah-in gördüklerinden dolayı girmediğini zannetti ve çulu (yada perdeyi) yırttı çocuklardan bilezikleri çıkarıp her birini ikisi arasında paylaştırdı. Bunun üzerine Hasen ve Hüseyin ağlayarak Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-a geldiler. Resûlüllah bileziği onların elinden aldı (ve Sevban-a verib) " Ya Sevbân şunu Medine-deki falan aileye götür Şüphesiz bunlar (Hasen Hüseyin ve Ebeveyinleri benim ailemdir. Onların güzel nimetlerini dünya hayatlarında yemelerini uygun bulmuyorum. Yâ Sevban Fâtıma için aşık kemiği (veya deniz aygırı dişinden) bir gerdanlık ve fil dişinden (yada deniz kaplumbağası) iki bilezik satın al" buyurdu. b. Hanbel V – 275.