1406-)
- “... Evs bin Huzeyfe (radıyallahü anh)’den: Şöyle demiştir: Biz Sakîf hey-eti içinde (Medine-ye) Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-in yanına geldik. Hey-et el-Ahlaf-ı Muğîre bin Şu-be (radıyallahü anh)-a misafir etti. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de Benî Mâlik-i kendisine âit bir çadıra yerleştirdi. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) artık her gece yatsı namazından sonra yanımıza gelir ve ayakları üzerinde dikilerek bizimle konuşurdu. yorulduğu için) sırayla ayaklarını dinlendirirdi. (= Vücûdunun ağırlığını bir ayağına verir biraz sonra diğer ayağına verirdi. ) Konuşmasının ekserisi kavmi olan Kureyş-ten başına gelen şeylere aitti ve şöyle buyururdu : hicretten önceki hâlimiz ile hicretten sonraki hâlimiz bir değildir. Biz hicretten önce zayıftık hakarete mâruz kalırdık. Biz Medine-ye çıktıktan sonra bizimle onlar (Mekke müşrikleri) arasında savaş (her iki taraf için mukadder olan) nasibleri cereyan ediyordu. Biz onlara galebe çalıyoruz onlar bize galebe çalıyorlardı. ) (sallallahü aleyhi ve sellem) bir gece yanımıza mutat vaktinden sonra geldi. Ben : Yâ Resûlallah! Bu gece bize gelmekte geciktiniz dedim. O ; hizbimi (vaktinde okumadığımı hatırlamakla) hemen okumam işi çıkıverdi. Ben de onu tamamlamadan çıkmaktan hoşlanmadım ) buyurdu. (radıyallahü anh) demiştir ki: Ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-in Ashâbına: Siz Kur-an-ı ne şekilde hiziblere ayırıyorsunuz? diye sordum. Dediler ki: Üç beş yedi dokuz onbir ve onüç (sûreyi birer hizib) el-Mufassai da bir hizib (yapıyoruz. )
Kaynak: Sünen-i İbn Mâce Namazı Lâyıkı Veçhile Eda
...
Konu: Kuranın Kaç Günde Hatmedilmesinin Müstahab Olduğu