2568-)
- “... Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyet edildiğine göre kendisi (bir gün Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem)-e) : Resûlallah! Vermemezlik edilmesi helâl olmayan şey nedir? diye sordu. Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) : tuz ve ateş) diye cevab verdi Âişe dedi ki: Ben: Resûlallah! (sallallahü aleyhi ve sellem) Şu suyu (esirgememeyi) anladık. Peki tuz ve ateşin durumu nedir? diye sordum. Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) (bana hitaben) : Humeyrâ! Kim bir (parça) ateş verirse o ateşin pişirdiği yemeğin tamamını sadaka etmiş gibi (sevab kazanmış) olur. Ve kim bir (parça) tuz verirse o tuzun güzelleştirdiği yemeğin tamâmını sadaka etmiş gibi (sevab kazanmış) olur. Kim su bulunan yerde bir müslümana bir içim su içirirse bir rakaba (köle - câriye) yi âzadlamış gibi (sevab kazanmış) olur ve kim su bulunmayan yerde bir müslümana bir içim su içirirse onu ihya etmiş gibi (sevab sahibi) olur. )