2646-)
- “... Ebû Hüreyre Zeyd bin Hâlid ve Şibl (radıyallahü anhüm)-den rivâyet edildiğine göre (bu üç sahâbî) şöyle demişlerdir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-in yanında idik. (Bedevilerden) bir adam (hasmı ile birlikte) geldi ve Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem)’e: Resûlallah) Allah-a yemin ederek Allah-ın kitabı (yani hükmü) ile aramızda hüküm etmeni diliyorum (Benimle hasmın arasında sulh yoluyla değil de Allah-ın hükmü ile hüküm etmedikçe bu dileğimde israr edeceğim) dedi. Hasmı daha dirayetli ve edebli idi. O da : Resûlallah) aramızda Allah-ın kitabı ile hükmet ve bana izin ver ki (durumu) arzedeyim dedi. Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) de (buna hitaben) : buyurdu. Bunun üzerine söz verilen hasım (yani ikinci kişi) : oğlum bunun yanında işçi (çoban) idi Ve bunun karısı ile zina etmiş. Bu nedenle ben (bu adama) yüz koyun ve bir hadim (câriye) vererek oğlumu kurtardım. Sonra ben ilim ehlinden birkaç adama sordum. (Henüz bekâr olan) oğluma yüz değnek had (cezası) ve bir yıl sürgün bu adamın karısına da recim (taşlamak suretiyle öldürülme cezası) nın gerektiği (bu âlimler tarafından) bana haber verildi dedi. Bundan sonra Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) : (kudret) elinde olan (Allah) a yemin ederim ki şüphesiz ben aranızda Allah-ın kitabı (yani hükmü) ile hükmedeceğim: Verdiğin yüz koyun ve hadim (câriye) sana iade olunur. Oğluna da yüz değnek vurmak ve bir yıl sürgün gerekir) buyurdu. (Sonra sahâbilerden Üneys-e de) : Üneys bu (bedevi) nin karısına git. Eğer (isnad edilen suçu) itiraf ederse onu recmet) buyurdu. Hişâm demiştir ki: Sonra Üneys kadına gitti. Kadın da (îsnâd edilen suçu işlediğini) itiraf etti. Üneys de kadını recmetti "