2655-)
- “... Berâ- bin Âzib (radıyallahü anh)’den: Şöyle demiştir: (sallallahü aleyhi ve sellem) yüzü kömür ile karartılmış ve değnekle dövülmüş bir yahûdî erkeğin yanından geçti. Sonra yahûdîleri çağırtıp (onlara) : kitabınız (Tevrat) da zina edenin cezasını böyle (mi) buluyorsunuz?) buyurdu. Yahudiler: diye cevab verdiler. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Aleyhi-ssalâtü ve-sselâm) onların âlimlerinden (Abdullah bin Surya isimli) bir adamı çağırtıp (ona) : Tevrat indiren Allah-a yemin ettirerek sana soruyorum. Siz (Tevrat-ta) zina edenin cezasını böyle mi buluyorsunuz?) buyurdu. Adam: bana böyle yemin ettirmen olmasaydı ben (gerçeği) sana bildirmezdim biz kitabımız (Tevrat) da zina edenin cezâsmı recmetmek olarak buluyoruz. Lâkin eşrafımız arasında recim cezası çoğaldı. Bunun üzerine artık eşraftan olan kimseyi (zina suçuyla) yakaladığımız zaman onu bırakıyorduk ve zayıf kimseyi (zina suçundan) yakaladığımız zaman onun hakkında recim cezâsını uyguluyorduk. Sonra biz Gelin eşraftan olana ve olmayana tatbik edeceğimiz bir ceza şekli üzerinde ittifak edelim dedik. Sonra recim cezası yerine yüzü kömürle karartma ve değnekle dövme cezası üzerine ittifak ettik dedi. Bundan sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) : Yahudiler senin emrini öldürdükleri (uygulamadıkları) zamanda senin emrini ilk ihya eden (uygulayan) benim ) buyurdu ve zâni yahûdînin recmedilmesine hükmetti de bu hüküm infaz edildi. "