3575-)
- “... Hâlid bin Sa-d (Mevlâ Ebî Mes-ûd el-Bedrî el-Ensârî) (radıyallahü anhümâ)’dan; Şöyle demiştir : bir yolculuğa çıktık. Beraberimizde Ğâlib bin Ebcer (radıyallahü anh) de vardı. Ğâlib yolda hastalandı. Nihayet Medîne-i Münevvere-ye vardık. Onun hastalığı devam ediyordu. İbn-i Ebî Atik (radıyallahü anhümâ) onu ziyarete geldi ve bize şöyle dedi: şu Habbetü-s-Sevdâyı (kullanmayı) tavsiye ediyorum. Ondan beş veya yedi tane alıp (iyice) ufaltınız. Sonra onu birkaç damla zeytin yağı içinde hastanın burnuna bu taraftan ve şu taraftan damlatınız. Çünkü Âişe (radıyallahü anhâ) Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den şu hadisi işittiğini kendilerine anlatmıştır: şu Habbetü-s Sevda (çörek otu) her hastalıktan şifâdır. Meğer ki sam (hastalığı) ola. ) Sam nedir? dedim. — Sam ölümdür dedi.