4146-)
- “. Cabir (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre: muhacirleri (yani Habeşistan-a hicret edenler) Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-in yanına döndükleri zaman Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) (onlara) : memleketinde gördüğünüz acayip şeyleri bana anlatmaz mısınız?) buyurdu. Muhacirlerden bir gurup gene : Ya Resûlüllah! (Bir gün) biz oturuyorduk. O esnada onların rahibelerinin yaşlılarından biri başında büyük bir su testisini taşıyarak yanımızdan geçti. Biraz sonra onların gençlerinden birisinin yanından geçti. Genç de ellerinden birisini kadının iki omuzu arasına koyup onu itti. Kadın da dizleri üstüne düştü ve testisi kırıldı. Sonra kadın kalkınca gence dönüp baktı ve: Ya zalim! Allah-ın kürsüya koyup önceki ve sonrakileri (yani bütün insanları) topladığı ve eller ile ayakların sahiblerinin işlemiş oldukları şeyleri anlattıkları zaman (Yani kıyamet günü büyük mahkeme kurulduğunda) sen (ne suç işlediğini) bileceksin yarın Allah-ın huzurunda benim durumum ile senin durumunun nasıl olacağını bileceksin dedi. demiştir ki Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) (o sırada) şöyle buyurur(du): doğru söylemiş kadın doğru söylemiştir. Allah zayıflının hakkı güçlüsünden alınmayan bir ümmeti nasıl takdis eder (pisliklerden ve günahlardan arındırır) ?) "
Kaynak: Sünen-i İbn Mâce Fitneler Kitabı
Konu: Marufu Yani Dinen İyi Olarak Tanınan Şeyleri Emretmek Ve Münkeri Yani Dinen Fena Sayılan Şeyleri Menetmek Bâbı