4166-)
- “... Übey bin Ka-b (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre kendisi Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-den rivâyetle şöyle demiştir: Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) geceleyin (mi-raca) götürüldüğünde güzel bir koku duyarak : Cebrail! Bu güzel koku nedir?) diye sormuş. Cebrail (Aleyhisselam) de: maşita (kadınların saçını iyi tarayıcı kadın) iki oğlu ve kocasının kabrinin kokusudur. Bunun başlangıcı (ve sebebi) şöyle oldu : Hızır (Aleyhisselam) İsrail oğullarının eşrafından idi ve yol güzergahında manastırında oturan bir rahib vardı. Hızır (oradan geçtikçe) rahib önüne çıkıp ona İslamiyet-i öğretirdi. Sonra Hızır erginlik çağına varınca babası onu bir kadınla evlendirdi. Hızır da kadına (İslamiyet-i) öğretti ve kimseye duyurmaması için kadından söz aldı. Hızır kadınlara yaklaşmazdı. Hızır bir süre sonra kadını boşadı. Aradan bir zaman geçtikten sonra Hızır-ı babası başka bir kadınla evlendirdi. Hızır bu kadına da (İslamiyet-i) öğreterek (durumu) kimseye haber vermemesi için ondan söz aldı. Sonra bu iki kadından biri sır sakladı. Fakat diğeri Hızır’ın müslümanlığı ve bu konudaki propagandası aleyhinde ifşaatta bulundu (böylece verdiği ahdi de bozmuş oldu). Bunun uzerine Hızır oradan kaçıp nihayet denizdeki bir adaya vardı. (Adada) odun toplayan iki adam karşıdan gelerek Hızır-ı gördüler. Bunlardan birisi onu gördüğünü kimseye söylemedi. Fakat diğer adam bunu ifşa ederek: Ben Hızır’ı gördüm dedi. Seninle beraber onu kim gördü? diye soru sorulunca adam: Falan kişi (benimle beraber onu gördü) dedi. Bunun üzerine o kişiye de soruldu. Fakat o kişi Hızır’ı gördüğünü gizledi (yani görmedim dedi). Onların dininde yalan söyleyeni öldürme hükmü de vardı. Bilahare sır saklayan adam sır saklayan kadınla evlendi. Sonra bu kadın Fir-avn-ın bir kızının saçını tararken tarak aniden düşüverdi. Kadın da : Fir-avn helak olsun diye beddua etti. Kız da gidip babasına haber verdi. Kadının iki oğlu ve kocası vardı. (Bu ailenin müslüman olduğunu sezen) Fir-avn onlara haber göndererek dinlerinden (Fir-avn-ın dinine) dönmeleri için karı ile kocasına israrını sürdürdü. Fakat onlar (dinlerini bırakmaktan) imtina ettiler. Nihayet Fir-avn karı kocaya: Ben ikinizi mutlaka öldüreceğim dedi. Kadın ile kocası (Fir-avn-a) : Bizi öldürürsen senin bize bir iyiliğin olmak üzere ikimizi bir kabre defnetmeni istiyoruz dediler. Fir-avn da (onları öldürüp ikisini aynı kabre gömme işini) yaptı dedi. Sonra Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) geceleyin (mi-raca) götürülünce güzel bir koku duydu ve (ne olduğunu) Cibril-e sordu. Cibril de (bunu) O-na bildirdi. "