4227-)
- “... Hassan bin Atiyye (radıyallahü anhüma)-dan; Şöyle demiştir: ve İbn-i Ebi Zekeriyyâ (bir kere) Hâlid bin Ma-dân (radıyallahü anhüm)-un yanına gittiler. Ben de onlarla beraber gittim. Hâlid bin Ma-dan Cübeyr bin Nüfeyr (radıyallahü anh)’den bize hadis rivâyetinde bulundu. Hâlid bin Ma-dân dedi ki: Cübeyr (bir gün) bana : Bizimle beraber Zi Mıhmer (radıyallahü anh)-a gel dedi. Zi Mıhmer Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in sahâbîlerinden bir adam idi. Ben de onlarla beraber gittim. Cübeyr Zi Mıhmer-e (Müslümanlar ile Rumlar arasında yapılacağı haber buyurulan) barış andlaşmasını sordu (hakkında bilgi istedi). Bunun üzerine Zi Mıhmer: Ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)-den şu buyruğu işittim dedi: sizlerle güvenceli bir barış andlaşmasını yapacaklar. Sonra siz ve onlar (başka) bir düşmanla savaşacaksınız ve zafer kazanıp ganimet mallarını alıp (savaştan) salimen çıkacaksınız. Sonra savaştan dönüp nihayet tepeleri bulunan bir mer-aya varacaksınız. (Orada) haç ehlinden (yani hırıstiyanlardan) bir adam haçı havaya kaldırarak : Haç (yani hırıstiyanlık dini) gâlib oldu diyecek. Müslümanlardan bir adam da kızarak kalkıp (adamın elindeki) haçı kırıp ezecektir. İşte o zaman Rumlar barış andlaşmasını bozarak şiddetli savaş - çatışma için toplanacaklar.) ...