4438-)
- “... İbn-i Ömer (radıyallahü anhümâ)’dan; Şöyle demiştir: savaşlarının birisinde Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in beraberinde bulunuyorduk. O (bu seferde) bir kavme uğrayarak : (Bunlar kimdir?) diye sordu. O kavim de: Biz müslümanız dediler. Bir kadın da tandırına yakacak atmakla meşguldü ve beraberinde bir oğlu vardı. Tandırın alevi yükselince kadın çocuğunu uzaklaştırırdı. Sonra kadın Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)-in yanına geldi ve : Allah-ın Resulü (mü)sün? dedi. O da: buyurdu. (Bunun üzerine) kadın (O-na) : anam sana feda olsun! Allah merhametli olanların en çok merhametlisi değil mi? dedi. Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem) : (en merhametlisidir) ) buyurdu. Kadın : kullarına annenin çocuğuna şefkatinden daha çok merhametli değil midir? dedi. Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem): (daha merhametlidir) ) buyurdu. Kadın: anne çocuğunu ateşe kesinlikle atmaz (yani merhametlilerin en merhametlisi olan Allah kullarının bâzısını nasıl ateşe atacak) dedi. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ağlıyarak mübarek başını eğip uzun zaman yere baktı. Sonra mübarek başını kadına doğru kaldırarak: Allah hak yoldan sapıp O-na itâat etmeye tenezzül etmeyen ve Tevhîd kelimesini söylemekten imtina eden azgın kulundan başka kullarına azab vermeyecektir ) buyurdu. "