Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

Cennetin Sıfatı Bâbı

Oluşturulma tarihi: 5.02.2025 19:52    Güncellendi: 5.02.2025 19:52
4480-) - “... Saîd bin el-Müseyyeb (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre : (bir gün) Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)-a rastlamış ve Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) kendisine : Beni ve seni cennet çarşısında (da) biraraya getirmesini Allah-tan isterim demiş. (Bunun üzerine) Said: çarşı var mı? diye sormuş. Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) (de); (sallallahü aleyhi ve sellem) bana şu haberi verdi demiştir. halkı cennete girdikleri zaman (iyi) amellerinin çokluk derecesine göre makamlarına yerleşirler. Sonra dünya günlerinden Cuma günü kadar bir süre için onlara izin verilerek Allah (Azze ve Celle) -yi ziyaret ederler. Allah onlar için Arş-ını açar ve cennet bahçelerinden bir bahçede onlara görünür. Cennet halkı için nurdan koltuklar inciden koltuklar yakuttan koltuklar zeberced (cevherin) den koltuklar altından koltuklar ve gümüşten koltuklar konulur. Cennet halkının (makamca) en aşağı olanı (onların içinde deni-âdî kimse yoktur) da misk ve kâfur yığınları (yani tepecikleri) üstünde otururlar. Bunlar koltuklarda oturanların yerlerinin kendilerinin oturdukları yerlerden üstün olduğunu sanmazlar (ki üzülmesinler). Hüreyre demiş ki: Ben: Resûlallah! Biz (cennette) Rabbimizi görecek miyiz? dedim. O: (göreceksiniz). Siz güneşi görmek ve (gök) ayı on dördüncü gecesinde (yani dolunay hâlinde iken) görmek hususunda şüpheye düşer misiniz?) diye sordu. Biz: (şüpheye düşmeyiz alenen görürüz) dedik. O : (İşte böylece Rabbiniz (Azze ve Celle)-yi (Cennette) görmek hususunda da şüpheye düşmiyeceksiniz (yani O-nun Zâtını açıkça görmek şerefine kavuşacaksınız) ve o mecliste bulunan herkesle Allah (Azze ve Celle) (ayrı ayrı) konuşacaktır. Hattâ Allah sizden bir adama : Yâ Fulân! Şöyle şöyle yaptığın günü hatırlamıyor musun? diyecek (dünyadaki bâzı vefasızlıklarını —günahlarını— ona hatırlatacaktır) . Adam da : Rabbi! Beni bağışlamadın mı? diyecek. Bunun üzerine Allah (o adama): seni bağışladım. Sen şu mertebene ancak benim mağfiretimin bolluğuyla eriştin buyuracaktır. İşte cennet halkı böyle (ce Allah-ın cemal ve sohbetiyle müşerref) oldukları sıralarda bir bulut parçası üstten onları kaplıyarak üzerlerine öyle güzel bir koku yağdıracak ki onun kokusu gibi güzel bir şeyi hiç duymamışlar. Sonra Allah (onlara): için hazırladığım ikrama kalkıp gidiniz ve arzuladığınızı -canınızın çektiği şeyleri alınız buyuracaktır. (Peygamber buyurdu ki) Bunun üzerine meleklerin kuşattığı bir çarşıya varacağız. Misline gözlerin bakmadığı kulakların işitmediği ve kalblerden geçmeyen şeyler o çarşıda bulunur. (Peygamber buyurdu ki) : O çarşıda hiç bir şey satılmadığı ve satın alınmadığı (yani her şeyin bedava olduğu) halde arzuladığımız şeyler bizim için (köşklerimize) nakledilecektir. Cennet halkı birbirlerini o çarşıda göreceklerdir. Yüksek makam sahibi olan adam gelip kendisinden dûn (yani makamca düşük) adama rastlar (Cennet halkı içinde deni - âdî kimse yoktur). Makamca düşük olan adam makamca kendisinden yüksek olan adamın üstündeki elbiseyi beğenir - hoşuna gider. Fakat henüz beğenme işi tamamlanmamış iken kendisinin üstündeki elbise gözünde ondan daha güzel hal alır. Bunun sebebi de cennette hiç bir kimsenin üzülmesine meydan verilmemesidir. buyurdu ki: Sonra (çarşıdan) konaklarımıza döneceğiz. Zevcelerimiz bizi karşılayarak: Merhaba hoş geldin. And olsun ki bizden ayrıldığın vakitteki güzellik ve güzel kokudan daha üstün bir güzellik ve daha güzel koku ile geldin diyecekler. Biz de diyeceğiz ki : Bu gün biz Cebbar olan Rabbimiz (Azze ve Celle) nin meclisinde oturduk (yani sohbet ve cemâli ile şereflendik) ve şu gördüğünüz üstün güzellik ve daha güzel koku misli ile dönmemiz bize lâyıktır diyeceğiz.) "

Kaynak: Sünen-i İbn Mâce Zühd Kitabı
Konu: Cennetin Sıfatı Bâbı