Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

AFETZEDELERE YÖNELİK MANEVİ İLK YARDIM (UYGULAMA SÜRECİ)

Oluşturulma tarihi: 6.02.2025 09:29    Güncellendi: 6.02.2025 09:29    afetzedeler

AFETZEDELERE YÖNELİK MANEVİ İLK YARDIM
(UYGULAMA SÜRECİ)


AFETZEDELERE YÖNELİK MANEVİ İLK YARDIM
(UYGULAMA SÜRECİ)




Manevi İlk Yardım Sürecinde Afetzedeye Yaklaşımınız Nasıl Olmalıdır?

⦁Kıyafetleriniz oldukça sade olsun, aşırı renk- li kıyafetler giymeyin ve takı kullanmayın. Çalışacağınız bölge ve kültürle çelişmeyen kıyafetleri tercih edin.
⦁Diğer yardım ekipleriyle ve çalışma arkadaş- larınızla uyumlu ve koordineli çalışın. Onlar- la tartışmaya girmekten kaçının.
⦁Yemek ve eşya dağıtımı gibi yardım faaliyet- lerine katılın. Bunlar afetzedelerle bağ kur- manızı kolaylaştırır.
⦁Gittiğiniz bölgede ilk teması saygın, sözü dinlenir ve idareci olan kişilerle kurmaya ça- lışın.
⦁Afetzedeye bir mağdur olarak değil, saygın- lığına yakışır bir biçimde davranın.
⦁Manevi ilk yardımı, fiziksel ve psikolojik ilk yardım ilkelerine aykırı olmayacak şekilde yerine getirin.
⦁Orada var olun! Fiziksel varlığınız afetzede için en önemli destektir. İçinde bulundukları şok sebebi ile konuşmalarınızı anlayama- yacak durumda olanlar hâl diliyle vermiş olduğunuz “Senin için buradayım.” mesajını anlayacaktır.

⦁Afetzedenin size başvurması hâlinde onu dinleyin. Ortamın ve afetzedenin durumuna göre o size gelmeden de gidip kendinizi ta- nıtabilirsiniz.
⦁Konuya ilk giren siz olmayın, öncelikle sıcak bir ses tonuyla sohbete başlayın.
⦁Kişiye özel acil ihtiyaçların farkında olun ve bunları sağlamaya gayret edin (Kadınlara özel hijyen ürünü temin etmek, mahremiye- te yönelik hassasiyetleri gözetmek, ibadet etmek isteyene abdest ve namaz için uygun şartları sağlamak vb.).
⦁Afetzedenin vefat eden yakınının ahiretteki durumu ile ilgili sorularına sağlam dinî kay- naklardan doğru bilgiler verin.
⦁Mahremiyete azami derecede önem verin. Afetzedelerin fotoğraf ve videosunu çek- meyin, görüntülerini paylaşmayın, bilgi ve hikâyelerini başka afetzedelere anlatmayın, kişisel bilgilerini koruyun.
⦁Acil durumlarda afetzedenin bilgilerini yet- kililerle paylaşın. İntihara meyilli birini göz- lemlediğinizde psikolojik destek ekiplerine, başka bir kişiye yönelik saldırganlık niyetini gözlemlediğinizde güvenlik güçlerine haber vermek gibi.
⦁Afet bölgesinde karşılaştığınız olumsuz du- rumlar ve izinsiz eylemler için amirlerinize ve güvenlik güçlerine bilgi verin. Bu olayları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmayın.

Beden Dilinde Nelere Dikkat Etmelisiniz?
⦁Sakin ve sıcak bir ses tonuyla kendinizi ta- nıtın.
⦁Konuşurken tüm dikkatinizi afetzedeye ve- rin. Etrafta hareketlilik olması durumunda, muhatabınız konuşmayı kesip olay ile ilgile- nirse siz de ilgilenin.
⦁Aranızdaki fiziksel mesafeye dikkat edin. Danışanın isteğinden daha yakın veya uzak durmayın. Merhamet niyetiyle de olsa ani ve keskin hareketlerden kaçının.
⦁Dokunmak, temas kurmak ihtiyaç hâlinde iyi gelebilir. Fakat kesinlikle izin alın. (Elinizi tu- tabilir miyim, size sarılabilir miyim vb.).
⦁Verdiğiniz duygusal tepkiler, beden duruşu ve ses tonu karşınızdaki bireyi etkiler. Tabi ki böylesi durumlarda hepimiz hüzünleniriz, bu durum yüzümüze yansır ama hüzün ile aşırı üzüntü hâli birbirinden farklıdır. Denge ve sakinlik hâlini koruyun.
⦁Kişilere kesinlikle acıyarak bakmayın. Bu, kendilerini güçsüz, yetersiz ve çaresiz his- setmelerine neden olacaktır. Şefkatle bak- mak ile acıyarak bakmak arasında fark oldu- ğunu unutmayın.
⦁Dirayetli ve metanetli olun. Hüzünlenmek insanidir ama ağlayan biriyle oturup ağla- mak “hemhâl olma” mesajı verse de “destek olma” mesajı vermez, aksine “Bu kişi bana destek olabilecek durumda değil.” algısına

yol açabilir. Kişiler yakınlarıyla hemhâl olur ama manevi destek uzmanı metîn olmalıdır.
⦁Destek olacağım diye neşeli veya umarsız tavırlar takınmayın. Merhametli, şefkatli ve güven verici olmaya çalışın.
⦁Göreviniz sırasında sakinliğinizi, güven ve- ren duruşunuzu koruyamayacağınızı hisset- tiğiniz durumlarda ara verin. Afetzedelerin sizi görmeyeceği bir yere geçin. Arkadaşla- rınızdan veya yetkili birimlerden destek alın, sakinleşin ve sonra göreve devam edin.

Afetzedeye Nasıl Güven Aşılayabilirsiniz?

⦁Güvenlik ihtiyacı önceliklidir. Onlara “Destek ve yardımlar gelmeye devam ediyor, bura- dayız, güvendesiniz.” gibi cümleler kurun.
⦁Temel güven duygusunu yeniden oluşturun. “Temel güven”, yetişkin bireylerde barındığı yer iken, çocuk ve ergenlerde ailesinin veya yakınlarının yanında olmaktır.
⦁Afetzedenin psikolojik olarak kendisine, çev- reye ve geleceğe olan güveni sarsılabilir. Manevi olarak ise Allah’a olan güveni zede- lenebilir.
⦁Afetzedenin kendine güvenini artırmak için güçlü taraflarını öne çıkarın (Yorgun olma- nıza rağmen, bir şekilde ailenizin yanında olmayı başardınız vb.).

⦁Çevresine olan güvenini artırmak için yanın- da olduğunuzu hissettirin ve destek birimle- rinin gayretlerinden bahsedin.
⦁Geleceğe olan güvenini artırmak için umut verici cümleler kurun (Zor günler yaşıyoruz ama atlatmak için hep birlikte çalışıyor ve elimizden geleni yapıyoruz vb.).
⦁Allah’a olan güvenini artırmak için Allah’ın rahmetinden bahsedin. “Zorluklara göğüs gerip sabredenler, yararlı ve iyi işler yapan- lar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.” (Hûd, 11/11) gibi ayetler okuyabilirsiniz.
⦁Gizliliğe önem verin, afetzedelerin yaşan- mışlıklarını birbirlerine anlatmayın. Böyle yaparsanız danışanın başından geçenleri de başkalarına anlatacağınız hissini oluşturur- sunuz ve size olan güveni sarsılır.
⦁Afetzedenin metanetini artıracak olayları ör- nek verebilirsiniz ama isim, mekân gibi ipuç- ları vermeyin.
⦁O an ihtiyaç duydukları şeyi sorun ve bunu sağlamaya çalışın (Bir yakınına telefon et- mek, battaniye bulmak, dua ve ibadet etmek vb.). Bu eylemler sözlerden daha etkilidir ve güven hissini güçlendirir.
⦁Güven vermek için kısa ve net cümleler ku- run (Yan mahallede yemek dağıtım merke- zi var vb.). Belirsizlik hissettirecek cümleler kurmayın (Yan mahallede yemek dağıtımı olabilir vb.).

⦁Net ve doğru bilgi sahibi olmadığınız konu- yu söylemeyin. Önce bilgiyi teyit edin sonra paylaşın. Güven hissi için netlik önemlidir.
⦁Güven vermek amaçlı da olsa uzun vadeli sözler vermeyin. “Mutlaka yarın uğrarım, ke- sin sorar öğrenirim, mutlaka yaparım.” gibi. Bunun yerine “Yarın sizi görmeye gelmek için elimden geleni yapacağım.” diyebilirsi- niz.
⦁Davranış temelli olmayan manevi içerikli sözler de verebilirsiniz (Tüm Türkiye şu an size dua ediyor. Ben de size özel dua etmeye devam edeceğim vb.).
⦁Şartlara ve afetzedelerin talebine göre grup hâlinde dua ve ibadet edin. Grup hâlinde ibadete katılmaları yalnız olmadıklarını his- settirdiği için çevreye olan güvenlerini, iba- det ettikleri için de Allah’a olan güvenlerini artıracaktır. Ancak onları bu etkinliklere ka- tılmaya zorlamayın.

Afetzede ile Konuşurken Nelere Dikkat Etmelisiniz?
⦁“Sen” değil “siz” dili kullanın (Ahmet Bey, Ali Amca, Ayşe Hanım vb.). Destek süreci içe- risinde o size yakınlık gösterip “sen” diline geçebilir.
⦁Aynı afetzede ile birden fazla görüşme im- kânınız olursa onunla kurduğunuz bağı güç- lendirin (Sizi tekrar gördüğüme memnun oldum vb.).

⦁Vefat eden kişi hakkında “ceset”, “mevta” ve “rahmetli” gibi genel ifadeler yerine şahsın ismini kullanın veya “anneniz”, “kardeşiniz” deyin.
⦁Afetzedeye ilk aylarda bu kadar yoğun stres, kaygı, üzüntü gibi ağır duygular yaşamaları- nın doğal olduğunu belirtin.
⦁Afetzede bir taraftan olumsuz duygu ve dü- şüncelerini dile getirip ani davranışlarla tep- kiler verirken bir taraftan da aslında böyle bir insan olmadığını düşünerek pişmanlık ve suçluluk yaşayabilir. Ona olumsuz duygusal, bilişsel ve davranışsal tepkilerinin olağanüs- tü bir olaya verilen doğal tepkiler olduğunu hatırlatın.
⦁Afet ortak olsa da verilen tepkilerin kültür- den kültüre hatta kişiden kişiye değiştiğini göz önünde tutun ve muhatabınızın tepkile- rine odaklanın.
⦁Kişide güçlü yönler arayın ve uygun oldu- ğunda bu güçlü yönleri onaylayarak onu ce- saretlendirin.
⦁Onlara kendilerini çaresiz hissettirecek ifa- delerden uzak durun (Vah vah nasıl olur! Aman ya Rabbi inanılır/katlanılır bir şey de- ğil vb.). Bunun yerine “Zor günler ama geçe- cek inşallah, birlikte atlatacağız.” gibi cümle- ler kurun.
⦁Herhangi bir konuda afetzedeye direktif ver- meyin (Konuş, anlat, iletişim kur, ağla, ağla- ma, tövbe et vb.). Anlatmak isteyeni dinleyin,

konuşmak istemeyenin yanında olun ama onu hiçbir şeye zorlamayın.
⦁Yakınını, bir uzvunu ya da maddi imkânları- nı kaybetmiş olan her insanın konuşmaya, yardıma hatta ileriki safhalarda danışmanlı- ğa ihtiyacı olmayabilir. Bu farklılıklara saygı duyun ve destek istemeyen insanları zorla- maktan kaçının. Onlara belirli periyotlarla “Bana ihtiyacınız olduğunu düşünürseniz burada hazır olacağım.” mesajını vermek ye- terlidir.
⦁Duygu ve düşüncelerinden dolayı muhata- bınızı yargılamayın. “Böyle düşünmemeli- sin, söylediklerin doğru değil.” gibi cümleler kurmayın.
⦁“Seni çok iyi anlıyorum, ben de hissediyo- rum.” demeyin. Empati kurduğunuzu ifade etmek için daha çok “İçinde bulunduğunuz durumun sizin için ne kadar üzücü olduğunu tahmin edebiliyorum.” gibi cümleler kurabi- lirsiniz.
⦁Anlatmadığı detayları afetzedeye kesinlikle sormayın (Sonra ne oldu, enkazdan nasıl çık- tınız vb.). Asıl yardım dinlemektir!
⦁Kendi hayatınızdan örnek vermeyin (Ben de deprem yaşadım, yakınımı kaybettim vb.). Bu durumda acınızı yarıştırdığınızı düşüne- bilir veya onun üzerine ilave bir yük yük- lemiş olursunuz. Odak siz değil, karşıdaki kişidir, unutmayın! Ancak ileride manevi da-

nışmanlık sürecinde bağ kurmak için bu tec- rübeler paylaşılabilir.
⦁Bir başka afetzedenin daha zor durumda olduğunu örnek verip onun şanslı olduğunu ima etmeyin (Senin en azından ailen hayat- ta, bak şu kişinin ailesi de vefat etti vb.). Acı- nın azı çoğu olmaz, unutmayın.
⦁Bilmediğiniz şeyi biliyormuş gibi cevapla- mayın: “Ben de bilmiyorum, öğrenmeye ça- lışayım.” diyebilirsiniz.
⦁Afetzede istemedikçe tavsiye vermeyin. Tav- siye istediği zaman da manevi destek ala- nında kalmaya özen gösterin.
⦁Uzmanlık alanınız dışındaki konularda asla tavsiye vermeyin. Örneğin sağlık sorununa “Şu ilaç iyi gelir, bu bitki karışımını sür.” gibi öneriler sunmayın. Doğrudan sağlık ekiple- rine yönlendirin. Aynı şekilde psikolojik so- runlar için uzman desteği almasını söyleyin. Bu hizmetlere nasıl ulaşacağı hakkında bilgi verin.
⦁Bilirkişi edasıyla konuşmayın. Mütevazı olun ve destek sunmaya çalıştığınızı hissettirin.
⦁Basmakalıp sözler kullanmaktan kaçının (Al- lah güçlüleri sınar, derdi sevdiklerine verir, şükretmek lazım, ne yapalım kaderimizde varmış, böyle konuşman doğru değil vb.).
⦁Afetzede size katılmayıp karşı çıkar ve mey- dan okursa savunmaya geçmeyin.

⦁Kişi söylediğiniz veya yaptığınız bir şeye olumsuz tepki verdiğinde hemen özür dile- yin. Haklı olmak için değil, yardım etmek için orada olduğunuzu unutmayın.
⦁Kişi görüşmeye devam etmek istemezse sa- kince görüşmeyi bitirin, tekrar görüşmek is- temesi hâlinde hazır olduğunuzu bildirin.

Afetzedeyi Dinlerken Nelere Dikkat Etmelisiniz?
⦁Sakin, samimi bir ses tonu ve göz teması ile “Yanınızdayız.” mesajı verin.
⦁Dinlemek pasif bir süreç değildir. Aktif dinle- meye özen gösterin. Aktif dinleme, susarak sessizce dinleme değil, muhatapla iletişime girerek söz ve mimiklerle onu dinlediğini belli etmektir.
⦁Fiziksel ihtiyaçlarını dile getirenleri dahi din- lemenin manevi destek kapsamında önemli olduğunu hatırlayın.
⦁Çocukları dinlerken göz hizasında bulunun.
⦁Asla karşınızdaki kişinin sözünü kesmeyin.
⦁Zorlu deneyimleri olan bazı insanlar hiç ne- fes almadan yaşadıkları her şeyi bir çırpıda anlatmak isteyebilir. Onları durdurmayın, araya girmeyin, tekrara düştüklerini söyle- yerek uyarmayın.
⦁Dinlerken özellikle kendi merakınızı gidere- cek sorular sormayın (Enkaz altından nasıl

çıkarıldı, enkaz altındayken neler yapmış vb.).
⦁Anlatmak istemeyen, arada duraksayan, sessizleşen, dalıp giden insanlara “Anlat, bak anlatırsan rahatlarsın, içinde kalmasın.” de- meyin. Saygıyla bekleyin, o ihtiyaç duydu- ğunda iletişime tekrar geçmeye hazır olun.
⦁Dinlerken “Şimdi ne söylemeliyim, buna ne cevap vermeliyim?” diye sonraki adımı dü- şünmeyin. Sadece karşınızdaki kişinin söyle- diklerine odaklanın.
⦁Zihinlerindeki karışıklık sebebiyle söyledik- lerinin kimi zaman gerçeği yansıtmama ih- timalini göz önünde bulundurun ancak on- ları dinlerken bunu hissettirmeyin. Felaketi yaşayan insanlar, içinde bulundukları şok sebebi ile sağlıklı düşünemeyebilir ve söyle- dikleri size mantıksız gelebilir. Yüz ifadenize dikkat edin ve onun söylediklerine odakla- nın.
⦁Dinlerken çare üretmeye çalışmayın. “Evimle beraber her şeyim gitti.” diye üzülen bir in- san ya da “Ayağımı kaybettim.” diye ağlayan birisi, yaşadığı acının büyüklüğü ile baş et- meye, duygularını boşaltmaya çalışıyordur. “Yeni bir ev yapacaklar merak etme.”, “Senin için protez bacak ya da kol değnekleri temin edilecek, sakın üzülme.” demek bu duygu boşalımının önüne engel koymak olacaktır. Bu tarz bilgilendirmeleri duygusal patlama geçtikten sonra daha rasyonel bir zeminde yapabilirsiniz.

⦁Sabırlı olun ve acele etmeyin. Görüşme sı- rasında asla saate veya cep telefonuna bak- mayın. “Sana ayıracak fazla vaktim yok.” me- sajı vermeyin.
⦁Sessizliğin gücünü unutmayın. Konuşma sırasında derin sessizlik olursa kendinizi ko- nuşmak zorunda hissedip gereksiz detaylara girmeyin.
⦁Sessizlik sırasında göz temasını sürdürün.
⦁Bazı afetzedeler hiç konuşmayıp yüzünüze dahi bakmazsa bunu doğal karşılayın.
⦁Vaaz ve nasihat dilini kullanmayın (Size sa- bırlı olmak düşer, günahlarınıza af dilemeli- siniz vb.).
⦁Biz dili kullanın ve birlik mesajı verin (Bu zor günleri inancımızla ve umudumuzla aşaca- ğız inşallah vb.).
⦁Ümitvar olmak ile gerçekçi olmak arasında- ki dengeyi tutturmanız gerekir. Bunun için “Hepsi geçecek, yarınlar çok güzel olacak, herkes kurtulacak.” gibi cümleler kurmayın. “Bugünleri atlatmak için elimizden geleni yapıyoruz.” gibi cümleler kurun, yardım ve destek ekipleri hakkında bilgi verin.
⦁Karşınızdaki kişi sizi anlamadığını veya ona yardımcı olamadığınızı söylerse üzülmeyin veya savunmaya geçmeyin.

Afetzedenin Günlük Yaşam Düzenine Kavuşmasına Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz?
⦁Afetzedenin zaman zaman yalnız kalmak istemesi doğaldır ancak tamamen izole olanlara dikkat edin. Gün içinde ailesiyle ve arkadaşlarıyla birlikte zaman geçirmesi için teşvik edin.
⦁Kendini aşırı meşgul edip oradan oraya ko- şanlarla kendini tamamen kapatıp kimseyle iletişim kurmayanları gözlemleyin ve uzman psikoloji ekiplerine bildirin.
⦁Afetzedelere yönelik çeşitli etkinliklerle (film izlemek, kitap okumak vb.) onları za- man zaman ortam dışına çıkarmaya çalışın. Özellikle çocuk ve ergenler için bu aktivite- leri artırın.
⦁Küçük işler ve sınırlı sorumluluklarla afetze- delerin yeni şartlara alışmalarına yardımcı olun.
⦁Afetzedelerin birbirlerine sürekli depremden bahsetmeleri sağlıklı değildir. Sohbet konu- larında gündem dışına çıkmak önemlidir. Siz de sürekli afet üstüne konuşmayın. Uygun bir dille konuyu değiştirin. Ancak uzun süre afet dışı konulardan bahsetmeyin. Gerçekle- şen afeti ve onların acılarını yok saydığınız hissine kapılmalarına engel olun.
⦁Afetzedelere “Geçmiş olsun.” gibi herkesin söyleyeceği ifadeleri kullanmayın. Sizden önce pek çok kişinin bunu söylediğini ve

bu ifadenin artık rahatsızlık verdiğini bilin. “Rabbim yüreğinizi ferahlatsın.” gibi farklı ifadeleri tercih edin.

Afetzede ile Nasıl Dua Edebilirsiniz?
⦁Dua ve namaza hassasiyetle devam edin. İn- sanların bunu fark etmesine izin verin.
⦁Afetzedenin dua ve ibadete yatkınlığı varsa buradan destek almasını teşvik edin. Yoksa bunları yerine getirme konusunda zorlama yapmayın.
⦁Okuyunca içinin ferahladığı, güç aldığı sure ve dualar olduğunu söylerse bunların neler olduğunu sorun. İsterse onunla beraber bu duaları okuyun.
⦁Konuşmanız esnasında bolca dua cümlele- ri kurun. Pek çok kişi ve grubun birleştiğini, kendilerine ve yakınlarına dua ederek güçlü bir manevi destek oluşturduğunu söyleyin. Varsa buna ilişkin mesaj ve fotoğrafları gös- terebilirsiniz.
⦁O anda kendileri için dua etmenizi isteyip is- temediklerini sorun ve reddederlerse karar- larına saygı gösterin.
⦁Onlar için dualarınızda dile getirebileceğiniz herhangi özel bir konu olup olmadığını so- run.
⦁Dua ederken kişinin paylaştığı isimler ve di- ğer anlamlı ayrıntıları duanıza dâhil edin.

⦁Sesli bir şekilde ve anlaşılabilir cümlelerle dua edin. Ne söyleyeceğinizi düşünmeyin, içinizden gelen insani ve manevi duyguların dilinizden dökülmesine izin verin.
⦁En önemli görevinizin afetzedenin dinî ve manevi değerler eşliğinde kendisini iyi his- setmesine, acılarının hafiflemesine ve ha- yata yeniden tutunmasına yardımcı olmak olduğunu sık sık hatırlayın.
⦁Manevi ilk yardımda odak noktanın afetzede ile Allah arasındaki bağı güçlendirmek oldu- ğunu daima göz önünde bulundurun.

Dinî Konulara Yaklaşımınız Nasıl Olmalıdır?

⦁Dinî konularda sade ve anlaşılır bir dille ko- nuşun, kısa ve net cümleler kurun.
⦁Kullanmaya alışmış olduğunuz dinî terimleri değil, sade ve anlaşılır ifadeleri tercih edin. “Kur’an-ı azimü’ş-şan” kavramı yerine “yüce kitabımız Kur’an” demek gibi.
⦁Din ve maneviyat dilinin dışına çıkarak “te- rapi, depresyon” gibi psikolojik kavramlar kullanmayın, psikiyatrik teşhis koymaya kalkmayın. Bu tür konular sizin uzmanlık alanınız kapsamında değildir.
⦁Kurtarma çalışmaları devam ederken cenaze havası oluşturmamaya özen gösterin. Afet- ten hemen sonraki ilk günlerde afetzedele- rin talebi olmadan aşr-ı şerif okumayın. Aşır

formatındaki okumalar, kişilere cenazeyi hatırlatabilir. Bu süreçte ibadet talep eden afetzedelere ayetleri tek tek okuyup Türkçe açıklama yapın ve bolca dua cümlesi kurun. Esmâ-i hüsnâdan örneklerle zikir tavsiye edin.
⦁Afetzede dinî konularda soru sorarsa sadece o sorunun cevabını verin.
⦁Afetzede kendini hazır hissettiğinde size dinî ve manevi inançlarını, hatıralarını ve tec- rübelerini anlatmasına izin verin.
⦁Afetzedenin inançlarından dolayı asla tartış- maya girmeyin veya sizin gibi inanması için onu ikna etmeye çalışmayın.
⦁Bireysel farklılıklara, inançlara, geleneklere ve mezheplere saygı gösterin.
⦁Afetzedenin din, hayat, ölüm, ahiret veya günah hakkındaki inançlarının sizinkiyle aynı olduğunu varsaymayın. Önce onun ba- kış açısını anlamaya çalışın. Farklı görüşlere saygı duyun.
⦁Afetzedenin ibadet talebini mutlaka değer- lendirin. Örneğin abdest alamadığı için üzü- lürse teyemmümü hatırlatın.
⦁Sizden afet hakkında dinî açıklama istedi- ğinde yoğun kelami ve felsefi tartışmalara girmeyin. Önce muhatabınızın bakış açısını anlamaya çalışın.

⦁Dinî açıdan “neden” sorularının yanıtlanma- sının cazibesine kapılmayın. Sohbeti kişinin acil manevi ihtiyaçlarına yönlendirin.
⦁Akut dönemde afetzedeye “Eyüp Peygam- ber de çok acılar çekmişti ama sabretti, sen de sabret.” gibi cümleler kurmayın. “Allah, Eyüp Peygamber’in yüreğini nasıl ferahlat- tıysa senin yüreğini de öyle ferahlatsın.” gibi cümleler kurun.
⦁Çaresizlik, güvensizlik hatta isyan içinde olan afetzedeyi, Allah’ın merhameti, adaleti, kader, ceza ve imtihan konusundaki ayet ve hadisleri okuyarak susturmaya çalışmayın, sabır ve tevekküle zorlamayın.
⦁Afetzede kendi tevekkül ediyorsa, “Rabbi- mizden gelene razıyız.” diyorsa, bu erdemli duruştan destek almasına izin verin.
⦁Afetzede “imtihan” diyorsa bu inancından destek almasını sağlayın ancak siz imtihan açıklamasını yapan kişi olmayın.
⦁Afetzede “Allah’tan gelene sabretmek ge- rek.” diyorsa kendisini bu şekilde motive et- mesine saygı duyun, sabrını pekiştirin ancak siz direkt sabır telkin etmeyin.
⦁Afetzede cezalandırıldığına dair bir inanca sahipse yaşananların ilahi bir ceza olmadığı- nı, tabiat olaylarının Allah’ın dünya üzerine koyduğu düzenin bir parçası olduğunu ha- tırlatın. İnsana düşenin bu düzenle uyumlu yaşamak olduğunu bilerek sorunların insa-

nın ihmal ve tedbirsizliğinden kaynaklanabi- leceğini ifade edin.
⦁Afetzedenin eleştirilerini boşa çıkarmaya ça- lışmayın. Akut dönemde muhatabınıza yö- nelik karşıt tavırlarınız onun olumsuz fikirle- rini pekiştiren bir etki yapabilir, unutmayın.
⦁Dinî konularda olumsuz cümleler kurduğun- da itiraz etmeyin ama aynı zamanda onay- lamayın. “Haklısın” demeyin, “Böyle hisset- meni anlıyorum.” deyin.
⦁Afetzede, şok ve öfke ile insanları, kurumları veya Allah’ı suçluyorsa, müdafaaya geçme- yin. “Bu günah! Böyle söyleme!” demeyin. İçindeki gerilimi boşaltmasına izin verin.
⦁Afetzedenin Allah’a ve kadere yönelik öfke ve isyan cümlelerinin üç farklı arka planı ola- bilir:
1.Öfke dolu cümleler, hayatta kaldığı için suçluluk duymasından kaynaklanabilir. Onu hemen dinî açıdan yargılamayın.
2.Öfkeli ve isyankâr cümleler, afetzedenin yıllardır edindiği bilgi ve izlenimlerin bir sonucu olabilir. Bu bakış açısı bir anda de- ğiştirilemez. Bu sözlerin bir duygu boşa- lımı olduğunu bilin ve buna izin verin. Bu konular daha sonra manevi danışmanlık süreçlerinde yapısal ve uzun soluklu gö- rüşmelerle ele alınabilir ancak akut dö- nemde bu yapılmamalıdır.
3.Öfke dolu cümleler, çaresizlikten kaynak- lanan anlık kişisel tepkiler olabilir. Bu du-

rumda afetzede kısa süre sonra pişmanlık yaşayabilir. Ona bunların olağanüstü du- rumlara verilen doğal tepkiler olduğunu söyleyin. Allah’ın, kullarına karşı daima merhametli, hoşgörülü ve affedici oldu- ğunu hatırlatın.