Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

ORUCUN İNSAN PSİKOLOJİNE YANSIMALARINA GENEL BİR BAKIŞ

Oluşturulma tarihi: 8.02.2025 13:22    Güncellendi: 8.02.2025 13:22

ORUCUN
İNSAN PSİKOLOJİNE
YANSIMALARINA GENEL BİR
BAKIŞ

Doç. Dr. Mebrure DOĞAN
Afyon Kocatepe Üniversitesi
İslami İlimler Fakültesi

Giriş

Oruç kelimesi oruç tutmak anlamındaki Farsça “rûze”[144] kelimesinin Türkçeleşmesiyle oluşmuş olup[145] Türkçede “Allah’a ibadet amacıyla yeme içme vb. şeylerden belli bir süre kendini alıkoyma” anlamına gelir.[146] Arapçada ise oruç için yemek yeme, konuşma veya yürüme türünden bir fiili yapmaktan kendini tutmak, geride durmak anlamında “savm” ve “sıyam” kelimeleri kullanılır.[147] Değişik biçimlerde hemen her dinde bulunan oruç, evrensel bir ibadettir.[148]

İslam dininde ramazan oruç ayıdır ve Müslümanlar bu ayın tamamını oruçlu geçirmekle yükümlüdürler.[149] Ancak ramazan aynı zamanda Allah’a kulluğun farklı biçimlerinin daha sık yerine getirildiği özel bir zamandır. Ramazanda oruçla birlikte adeta manevi arınmanın diğer araçları da devreye girmektedir. Kur’an’ın indirildiği ay olduğu için Müslümanlar bu ayda Kur’an’ı okuma ve anlama gayretlerini artırırlar. Bu ayda zekât, sadaka gibi mali ibadetlerin ifasında artış görülür. Oruçla birlikte yeme içme dışında dünya ile bir süreliğine bağların kesildiği itikâf ibadeti ve teravih namazı bu aya mahsustur. Dolayısıyla oruç gibi manevi onarım ve yenilenme için bulunmaz fırsatlar sunan bir ibadete diğer ibadetler de eşlik ettiğinde bu ay manevi eğitim, arınma ve olgunlaşma zamanına dönüşür.

İbadetler Allah’a bağlılığı ve inancı simgeleyen davranışlardır.[150] Allah bilincini bireyin şuurunda aktif hâle getiren[151] ibadetler, aynı zamanda dinî bağlılığı da güçlendirirler. Tüm ibadetlerde olduğu gibi oruçta da esas olan Allah’la iletişimdir. Oruç, sırf bedeni bir riyazet anlamı taşımamaktadır. Oruç tutan Müslüman bu ibadet vasıtasıyla Allah’a bağlılığını yinelemekte O’na olan sadakatini ortaya koymaktadır. Ayrıca orucun farz kılındığı ayette de belirtildiği üzere bu ibadetin nihai gayesi takvaya erişmektir.[152] Bu bağlamda Akseki orucu takvaya giden yolda manevi gelişimi hızlandıracak manevi bir savaş olarak nitelendirmektedir. Bu savaşta orucun nefsi terbiye ettiğini, insanın duyuş, sezgi ve anlayış ufuklarını genişlettiğini ifade ederek birey üzerindeki etkilerine değinen Akseki, insanların arasındaki kardeşlik, sevgi ve saygı, şefkat, merhamet, muavenet bağlarını sağlamlaştırdığını ve dertlerini paylaşmalarına imkân verdiğini belirterek sosyal etkilerine dikkat çekmektedir.[153] Oruç ibadeti böylece takvaya yönelen bireyin dinî/ahlaki gelişimine katkı sağlamaktadır.[154]

Orucun İnsan Psikolojisine Etkileri

Oruç ibadeti hem fiziksel hem de psikolojik faydaları kabul edilen bir ibadettir. Yapılan araştırmalar orucun tıbbi faydalarını açık bir şekilde ortaya koymaktadır.[155] Ancak bu ibadetin asıl hedefi insanın psikolojik boyutuna yöneliktir. Oruç, bireyin olumsuz özelliklerini terk etmesinde, olumlu özellikleri kazanmasında ve geliştirmesinde güçlü bir etkiye sahiptir. Dindarlığın kişilikle etkileşim yoluyla bireyin kişiliğini şekillendirmesinde olduğu gibi oruç da kişiliği etkileyerek dinin talep ettiği ideal kişilik modeline bireyi adım adım yaklaştırmaktadır. Oruç, salt bir perhiz olmayıp davranış kontrolünü gerektirdiğinden bu ibadet vasıtasıyla bireyin kendisini ilahi hedeflerle uyumlu hale getirmeye çalışması ayrıca önem taşımaktadır. Ancak manevi tekâmül olarak isimlendirilebilecek bu dönüşümün gerçekleşebilmesi için ibadetteki şekil/mana ilişkisinin anlaşılmış olması ve ibadetin içselleştirilmiş olması gereklidir.[156]

Oruç ibadetinin bireyin dinî/manevi gelişimine etkisini artıran faktörlerden biri de zamandır. Hem ramazan ayının oruca mahsus oluşu hem de mevsime ve coğrafi bölgeye göre değişkenlik göstermekle birlikte orucun gün boyu sürmesi, bireyin uzunca bir süre bedenen ve zihnen Allah’ın huzurunda olma bilinciyle teyakkuz hâlinde olmasını sağlamaktadır.[157] Bu dikkat bir yandan Allah’la ilişki içinde olma bilincini şuurda aktif hâle getirirken diğer yandan bireyin kendisine dönerek öz-değerlendirme yapmasına imkân vermektedir. Zira ibadet hali bireyin ruhunda dinî bir atmosferi canlandırmakta, düşünce ve duyguların hassasiyetiyle ruh kıvama gelmekte, bu hallerin tekrar tekrar yaşanması dinî şuurun kökleşmesiyle sonuçlanmaktadır.[158] Böylece oruç ve ramazanın yarattığı manevi atmosfer, hem bireyin olumsuz davranışlarıyla ilgili farkındalık düzeyini artırarak onları terk etme iradesini oluşturmakta hem de ruhun incelmesi erdemli davranışları artırmaktadır. Orucu üstün insanların davetlisi olduğu tabiatüstü gök sofrasına benzeten Karakoç, “Samanyolunda ziyafet” adını verdiği orucun bu özelliğine şu sözlerle dikkat çekmektedir: “Oruç öyle bir ruh kalıbıdır ki her gün ortalığın ilk ağardığı vakitten ilk karardığı vakte kadar içimizi oraya yerleştiririz. Orada ruh biçim alacak, bir öz kazanacak billurlaşacak, yıkanacak ve canlanacaktır. Bir ay sonunda yepyeni ve taptaze bir insan yüreği, ruhu ve vücudu olacaktır.”[159] Mevlana da bir şiirinde “Yaşayış göğüne miraç etmek istiyorsan bil ki oruç senin meydandaki Arap atındır. Oruç can gözünün açılması için bedenleri kör eder.” sözleriyle orucun dinî/manevi gelişimdeki kritik önemini vurgulamaktadır.[160]

Oruç ve Sabır

Oruç ibadeti ile ilişkisi en güçlü olan erdem sabırdır. Oruç sabrı güçlendiren bir dinî pratiktir. İhtiyaçları karşılama yönünde dürtülerinin baskısına rağmen oruçlu bireyin hayatın rutinlerini belli bir süreye kadar erteleyebilmesi ve bunu başarması sabırla ilişkilidir.[161] Sabır, hayatın zorlukları karşısında şikâyet etmeksizin gönüllü bir şekilde dayanma, direnme, göğüs germe ve sonucu bekleme eğilimi olup duygusal, bilişsel, davranışsal boyutlarda yaşanan aktif, çözümleyici psikolojik bir süreçtir.[162] Sabır, güçlü ve gelişmiş kişiliğin özelliklerinden biridir. Ayrıca sabır hem dinî/manevi hayatta hem de seküler hayatta başarı için gerekli bir güçtür. Oruç sabrı geliştirmek suretiyle kişiliği güçlendirirken aynı zamanda hayatın zorluklarına karşı bireyin psikolojik dayanıklılığını artırmaktadır.[163] Diğer taraftan araştırmalar, sabır ile psikolojik iyi oluş arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğunu göstermektedir.[164] Dolayısıyla orucun sabrı geliştirmek suretiyle bireyin psikolojik iyi oluş düzeyini artırdığı söylenebilir.

Oruç ve Öz Denetim

Oruç ibadetinin birey üzerindeki belirgin psikolojik etkilerinden biri de öz denetim becerisine yöneliktir. Sabır özelliğinin bir bileşeni olan öz denetim,[165] insanın davranışlarını anlamlı bir takım kural ve ölçütler doğrultusunda belirli bir kalıba sokan psikolojik bir kapasite olarak tanımlanmaktadır. Ancak bu kapasite sınırsız olmayıp desteklenmeye ihtiyaç duymaktadır. Din olgusu burada öz denetim kapasitesini desteklemek suretiyle erdemli davranışların artırılmasına etki eden bir güç olarak görülmektedir.[166] Bu bağlamda dinlerin farklı biçim ve formlardaki ibadet ve ritüellerinin bu fonksiyonu icra ettikleri söylenebilir. İbadetlerin yerine getirilmeleri öz denetim gerektirdiği gibi düzenli bir şekilde sürdürülmeleri de öz denetimi geliştirici etki yapmaktadır. Ramazan boyunca ibadet amacıyla gün boyu bedensel ihtiyaçlarını erteleyebilen bireyler aynı zamanda öz denetim becerilerini geliştirmektedirler. Böylece gelişen ve güçlenen öz denetim dinî hayat açısından iki yönlü fonksiyon icra etmektedir: Birincisi günaha sevk eden cezbedici durumlara ve kötülüklere karşı direnç kazandırması,[167] ikincisi ise yerine getirilmesi gereken dinî sorumluluklar ve ahlaki ödevler konusunda güçlü bir motivasyon sağlamasıdır.

Öz denetimle ilgili araştırmalar sonucunda geliştirilen “dayanıklılık modeli”ne göre öz denetim mekanizması kullanıldığında ve birey herhangi bir dürtü veya isteğini bastırabildiğinde güç kaynağında azalma olabilmektedir. Modelde bu azalma geçici olarak yorgun düşmüş bir kasın durumuna benzetilmektedir. Yorgun düşen kas çalışma açısından performans düşüklüğü gösterse de bazı pratiklerle belli bir zaman sonra eski performansına kavuşabilmektedir. Yapılan araştırmalar öz denetim becerisinin düzenli uygulamalar aracılığıyla geliştirilebileceğini ve dayanıklılığının artırılabileceğini göstermiştir.[168] Buna göre ramazan boyunca düzenli bir şekilde yerine getirilen orucun öz denetimin dayanıklılığını artırmada etkili bir ibadet olduğu söylenebilir. Orucun düzenli bir uygulama olmasının yanı sıra bizzat öz denetim pratiği içermesi ise bu ibadeti öz denetimi güçlendirme bakımından daha fonksiyonel kılmaktadır.

Yapılan araştırmalar öz denetimin yaşam becerisinin yanı sıra ahlaki davranışlar için de merkezi bir öneme sahip olduğunu ortaya koymuştur. Dayanıklılık modeli, alışkanlık haline gelmiş ahlaki davranışların öz denetim kaynağının korunmasına yardımcı olduğuna dikkat çekmektedir. Buna göre ahlaki alışkanlık formlarına göre hareket edebilen insanlar, daha sağlam öz denetim becerisine sahip olacaklardır.[169] Oruç ibadetinin bireyin ahlaki gelişimine katkısı ramazanla birlikte gözlenen önemli değişimlerden biridir. Orucun bedenin isteklerini kontrol edebilme açısından bireyi eğittiği ve kötü eğilimleri engelleme noktasında ona güç kazandıran bir ahlak eğitimi verdiği yaygın bir şekilde kabul görmektedir.[170] Zira bilinçli bir şekilde oruç ibadetine yönelme bu eğitimin disiplinli bir şekilde yürütülmesi için elverişli bir psikolojik ortam oluşturmaktadır.[171] Bireyin oruç ibadetine devam etmesi, öz denetim becerisini güçlendirerek ahlaki erdemleri kazanmasına yardımcı olduğu gibi bu erdemler tekrar öz denetimi koruyucu ve güçlendirici etki yapabilmektedir.

Modern psikoloji yaklaşımları son zamanlarda öz denetim becerisinin önemi üzerinde ısrarla durmaktadır. Pozitif Psikoloji yaklaşımının oluşturduğu 24 karakter gücü içerisinde öz denetim, ölçülülük erdeminin altında yer alan ve psikolojik iyi oluşa katkı sağlayan bir karakter gücüdür.[172] Hatta insanın kendi kendisini kontrol edebilmesi anlamında öz denetimin en büyük eerdem olduğu ileri sürülmektedir.[173] Öz denetim becerisi aynı zamanda duygusal zekâyı oluşturan bileşenlerden biridir.[174] Dolayısıyla oruç ibadeti bir karakter gücü olan öz denetimi geliştirmek suretiyle bireyin psikolojik iyi oluşuna katkı sağlamaktadır.

Orucun Psikolojik Etkilerine İlişkin Araştırmalar

Orucun insan psikolojisi üzerindeki etkilerinin incelendiği araştırmalarda olumlu etkilerin varlığı ortaya konulmuştur. Uysal’ın orucun üniversite öğrencileri üzerindeki psiko-sosyal etkisini incelediği araştırmasında öğrencilerin %83,6’sı orucun öz denetimi güçlendirdiği, %79,8’i merhameti, %67’si ise sabır ve hoşgörüyü artırdığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Oruç tutmanın kişilik geliştirici etkisini kabul etme oranı ise %75,5’dir.[175] Aynı çalışmada öğrenciler oruç tutanları çok sabırlı, iradeli, duygularına hâkim, sorumluluk duygusuna sahip, disiplinli, güvenilir, diğerkâm, çalışkan bireyler olarak nitelendirmişlerdir.[176] Diğer bir araştırmada katılımcıların neredeyse tamamına yakını (%94) oruçlu olmanın muhtaçlara karsı merhametli ve yardımsever olmayı artırdığını belirtmişlerdir.[177] Soyyer’in çalışmasında ise katılımcıların %70,4’ü oruçlu iken kendilerinde olumlu değişiklikler gözlemlediklerini ifade etmişlerdir.[178] Kımter’in araştırmasında farz ve nafile oruç tutmanın psikolojik iyi oluşu anlamlı düzeyde artırdığı tespit edilmiştir.[179]

Orucun psikolojik iyi oluşa katkıları bazı deneysel araştırma sonuçları ile de desteklenmiştir. İran’da Zare ve arkadaşlarının oruç tutan, mazereti olup oruç tutmayan ve mazereti olmadığı halde oruç tutmayan gönüllülerden oluşturdukları üç grubun manevi zekâ ve mutluluk düzeylerini karşılaştırdıkları araştırmada gruplara ramazandan bir hafta önce ve ramazandan bir hafta sonra test uygulanmış, oruç tutan grubun manevi zekâsının diğer gruplara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ramazan sonrasında oruç tutan grubun mutluluk düzeylerinin ramazandan bir hafta öncesine göre anlamlı bir artış gösterdiği, diğer iki grubun mutluluk düzeylerinin ise anlamlı bir düşüş gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca orucun sabır, affetme, aşkınlık bilinci ve manevi tecrübeyi güçlendirdiği görülmüştür.[180] Diğer bir çalışmada ise oruç tuttuklarını beyan eden gönüllü katılımcılara ramazandan bir hafta önce ve ramazanın son haftasında Depresyon Anksiyete Stres ölçeği uygulanmıştır. Bu araştırmada ramazan öncesine kıyasla ramazan sonunda örneklem grubunda depresyon, anksiyete ve stres yaygınlığının daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada ramazan öncesi depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri normal olan katılımcıların ramazan sonu durumlarında anlamlı bir farklılık görülmezken normal sınırların üstünde depresyon, anksiyete ve stres düzeyine sahip olanların düzeylerinde ramazan sonu anlamlı derecede düşüş gözlenmiştir. Dolayısıyla araştırmanın sonuçlarına dayanarak orucun psikolojik problemleri olan bireylerin şikâyetlerini azaltıcı etki yaptığı ve böylece bireylerin psikolojik iyi oluşlarına katkı sağladığı söylenebilir.[181]

Sonuç

Oruç ve ramazan bireyin manevi potansiyellerini en iyi şekilde kullanabilmesine, duygu ve düşüncelerinin derinleşip incelmesine, manevi yönden olgunlaşmasına elverişli bir iklim oluşturmaktadır.[182] Oruç ibadeti, ramazan ayının oluşturduğu manevi iklimle birlikte kişilik gelişimini ve dinî/manevi gelişimi desteklemektedir. Başta sabır ve öz denetim karakter güçleri olmak üzere oruçla birlikte hemen tüm erdemler varlığını yoğun bir biçimde hissettirmekte ve güçlenmektedir. Derin bir iç gözleme izin veren ve bireyin Allah’la ilişkisindeki farkındalığını artıran oruç, diğer insanlara karşı farkındalığını da artırmaktadır.[183] Oruç başta Allah’a karşı olmak üzere bireyin kendisine, yakın çevresine, diğer insanlara hatta canlı cansız bütün yaratılmışlara karşı sorumluluk hislerini canlandırmaktadır.[184] Oruçlu bireyin ramazan boyunca şükür duyguları yoğunlaşmaktadır. Oruç halinde iken onun tecrübe ettiği mahrumiyet hissi, bir taraftan imkansızlıkları nedeniyle bu durumu yaşamak zorunda olan insanlarla empati yapabilmesini sağlarken diğer taraftan merhamet, fedakarlık, iyilikseverlik, diğerkâmlık, alçak gönüllülük gibi duygularını harekete geçirmektedir. Böylece ramazan ve oruç adeta bir yıl boyunca aşınmaya uğrayan dinî/insani değerleri manevi bir bakımdan geçirmekte, bireyin insanlaşma yolculuğunda ona güç ve destek olmaktadır. Bu duygu yoğunluğunun erdemli davranışlara dönüşmesiyle birlikte erdemler bireyin kişiliğinde kendisine yer bulmakta ve kökleşmektedir. Aynı zamanda karakter güçleri olan erdemlerin oruçla birlikte gelişmesi ise bireyin psikolojik iyi oluşunu desteklemekte, mutluluğunu artırmaktadır.


[144] Mehmet Kanar, Farsça-Türkçe Sözlük, (İstanbul: Say Yayınları, 2013), 796.

[145] Türk Dil Kurumu, Türkçe Sözlük, (Ankara: Türk Tarih Kurumu Basım Evi, 1988), 1119.

[146] TDK, Türkçe Sözlük, 1119.

[147] Ragıp El-İsfahani, Müfredat (çev. Yusuf Türker), (İstanbul: Pınar Yayınları, 2012), 886.

[148] Ali İhsan Yitik, “Oruç”, DİA, c. 33, s. 414-416; Shahzad Iqbal Sham , “Oruca Yeni Bir Bakış: Modern Bir Sosyal Düzen İnşasında Ruhun ve Bedenin Onarımı İçin Etkili Bir Yöntem”, Ramazan ve Oruç içinde ss. 647-659, ed. Berat Açıl - Fahrettin Altun- Serhat Aslaner - Mustafa Demiray- Halis Kaya (İstanbul: Belikan Basım,2015), 656.

[149] bkz. Bakara, 2/183-185.

[150] Hayati Hökelekli, Din Psikolojisi (Ankara: TDV Yayınları, 1998), 233.

[151] Faruk Karaca, Din Psikolojisi (Trabzon: Eser Ofset, 2017), 145.

[152] “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.” (Bakara, 2/183)

[153] Ahmet Hamdi Akseki, “Ramazan ve Oruç”, Diyanet İşleri Başkanlığı Dergisi, 2/1-2 (1963), 4.

[154] Veysel Uysal, Psiko-sosyal Açıdan Oruç, (Ankara: TDV Yayınları, 1994), 153.

[155] Nurten Kımter, Oruç ve Mutluluk (Bursa: Emin Yayınları, 2017), 52.

[156] Hökelekli, Din Psikolojisi, 243; İbrahim Kafi Dönmez, “Oruç”, DİA, c. 33, s. 417; Hüseyin Peker, Din Psikolojisi (Samsun: Aksiseda Matbaası, 2000), 116; Seyfettin Yazıcı, Ramazan ve Oruç (Ankara: DİB Yayınları, 2000), 26.

[157] Veysel Uysal, “Kentsel Hayatta Dindarlık ve Oruç ibadetinin Bireysel-Toplumsal Yansımaları”, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 32 (2007), 20.

[158] Hökelekli, Din Psikolojisi, 242.

[159] Sezai Karakoç, Samanyolunda Ziyafet- Oruç Yazıları (İstanbul: Diriliş Yayınları, 2017), 10-11.

[160] Müjgan Cumbur, “Mevlana ve Oruç Ayı”, I. Milletlerarası Mevlana Kongresi Tebliğler Kitabı (Konya: Selçuk Üniversitesi Yayınevi, 1988), 135.

[161] Kımter, Oruç ve Mutluluk , 74.

[162] Mebrure Doğan, Sabır Psikolojisi- Pozitif Psikoloji Bağlamında Bir Araştırma, (İstanbul: Çamlıca Yayınları, 2016), 58.

[163] Doğan, Sabır Psikolojisi, 413.

[164] Mebrure Doğan, “Karakter Gücü Olarak Sabır ve Psikolojik İyi Oluş İlişkisi” The Journal of Happiness & Well-Being 5/1, 143-146.

[165] Doğan, “Karakter Gücü Olarak Sabır ve Psikolojik İyi Oluş İlişkisi”, 136.

[166] Anne L. Geyer, Roy F. Baumeister, “Din, Ahlak ve Öz- Denetim: Değerler, Erdemler ve Kötü Alışkanlıklar”, (Çev. Metin Güven), Din ve Maneviyat Psikolojisi- Yeni Yaklaşımlar ve Uygulama Alanları içinde s. 241-291. (Ankara: Phoenix Yayınları, 2013), 242.

[167] Geyer, Baumeister, “Din, Ahlak ve Öz- Denetim: Değerler, Erdemler ve Kötü Alışkanlıklar”, 243.

[168] Roy F Baumeister and Julie J Exline, “Virtue, Personality, and Social Relations: Self-control as the Moral Muscle”, Journal of Personality 67/6 1999), 1165 ; Geyer, Baumeister, “Din, Ahlak ve Öz- Denetim: Değerler, Erdemler ve Kötü Alışkanlıklar”, 248-255.

[169] Geyer, Baumeister, “Din, Ahlak ve Öz- Denetim: Değerler, Erdemler ve Kötü Alışkanlıklar”, 242-255.

[170] Naseem Ahmad Shah, ”Ramazanda Oruç Tutmanın Tıbbi ve Biyolojik Faydalarının Bir Değerlendirilmesi”, Ramazan ve Oruç içinde ss. 589-600, ed. Berat Açıl - Fahrettin Altun- Serhat Aslaner - Mustafa Demiray- Halis Kaya (İstanbul:Belikan Basım,2015), 591; Uysal, «Kentsel Hayatta Dindarlık ve Oruç ibadetinin Bireysel-Toplumsal Yansımaları», 20; Habil Şentürk, Psikoloji Açısından Hazreti Peygamberin İbadet Hayatı (İstanbul: Bahar Yayınevi, trs), 87.

[171] Peker, Din Psikolojisi, 116; Halil Apaydın, “İbadet Psikolojisi” Tabula-Tasa,3/9 (2003), 189.

[172] Martin Seligman, Gerçek Mutluluk- Kalıcı Doyum Potansiyelinizi Gerçekleştirmek İçin Yeni Olumlu Psikolojinin Kullanılması, (Çev.: Semra Kunt Akbaş), (Ankara: HYB Basım Yayın, 2007), 156-177.

[173] Baumeister and Exline, “Virtue, Personality, and Social Relations: Self-control as the Moral Muscle, 1165.

[174] Nevzat Tarhan, Duyguların Psikolojisi, (İstanbul: Timaş yayınları, 2011), 22.

[175] Uysal, Psiko-sosyal Açıdan Oruç, 119-121.

[176] Uysal, Psiko-sosyal Açıdan Oruç, 143, 162.

[177] Nurten Kımter, “Oruç ve Öfke Kontrolü Arasındaki İlişki Üzerine Bir Araştırma”, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 7 (2015), 16.

[178] A. Yılmaz Soyyer, “Ramazan Orucuyla İlgili Davranış ve Görüşler: 2003 Ramazanı Isparta Merkez İlçe Örneği”, Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 12 (2004), 57.

[179] Kımter, Oruç ve Mutluluk, 167.

[180] Zare Bahram Abadi M, Asgharnejad Farid A, Bahari F, Chami M., “The Effect of Islamic Fasting in Quran on Spiritual Intelligence and Happiness of Fasting Persons”, Quran Med. 1/3(2012), 66-68.

[181] Özgür Erdem, «The Investigation of the Effects of Ramadan Fasting on the Mood State of Healthy Volunteer Persons». Family Practice and Palliative Care 3/1 (2018), 3-4.

[182] Hayati Hökelekli, “Psikoloji ve Sosyoloji Açısından İbadet”, DİA, c.19, s. 251.

[183] Özgür Erdem, «The Investigation of the Effects of Ramadan Fasting on the Mood State of Healthy Volunteer Persons», 4.

[184] Dönmez, “Oruç”, 417; Şentürk, Psikoloji Açısından Hazreti Peygamberin İbadet Hayatı, 89.