Destek Sitesi platformunda Uzman olmak ister misiniz?

Uzman olmak için Şimdi başvurun.

V. KENDİLERİNE ZEKÂT VERİLMEYENLER

Oluşturulma tarihi: 10.02.2025 11:05    Güncellendi: 10.02.2025 11:05

V. KENDİLERİNE ZEKÂT VERİLMEYENLER

Zekât verilemeyecek kimseleri şöyle sıralayabiliriz.

1. ZENGİNLER

Zenginlere zekât verilmez. Çünkü zekât fakirin hakkıdır. (Me’âric, 70/2) Bunun istisnası ilgili ayette yedi ve sekizinci sırada zikredilen gruplardır. Peygamberimiz (s.a.s.) bu konuda şöyle buyurmuştur:



“Allah, kendilerine mallarında zekât farz kılmıştır. Bu zekât, zenginlerinden alınır ve onların fakirlerine verilir.” (Tirmizî, “Zekât”, 26)




“Zekât zengine helal olmaz. Ancak beş kişi hariç; Allah yolunda cihat eden veya zekât memuru veya borçlu ya da zekât için ayrılan malı parasıyla satın alan kimse veya kendisine zekât verilen fakir komşunun bu malı hediye ettiği zengin kişi.” (Ebu Dâvud, “Zekât”, 25; Taberî, X, 10/165)

İster üreyici nisap miktarı malı olsun (nisab-ı ğına), ister üreyici olmayan nisap miktarı malı olsun (nisab-ı istiğna) dinen zengin sayılanların zekât almaları haram olur.

2. MÜSLÜMAN OLMAYANLAR

İhtilaflı olmakla birlikte müellefe-i kulub dışında sadece müminlerdir. Müslüman olmayanlara zekât verilmez.(Kurtubî, IV, 189) Ancak mümin olmayanlara nafile sadaka verilebilir. (Yazır, IV, 2577-2578)

Hz. Ömer, “miskinler” kelimesini “Ehl-i kitabın fakirleri” olarak yorumlamış ve dolayısıyla ehl-i kitaba zekât verilebileceği içtihadında bulunmuştur. Hanefî fakihlerinden İmam Züfer de bu görüşü benimsemiştir. Bu fakihlere göre zekât ibadet kastı ile fakirin ihtiyacını karşılamaktır. Bu amaç fakir zimmîlere zekât vermekle de gerçekleşir. (İlmihal, I, 491)

3. MÜSLÜMAN’IN BAKMAKLA YÜKÜMLÜ OLDUĞU KİMSELER

Kişi hanımına, anne-babasına, ebe/nine ve dedesine, oğlu, kızı ve torunlarına zekât veremez. Çünkü bunların nafaka hakları vardır. Ancak kişi bunların dışında fakir olan kardeş, hala, dayı, teyze, amca ve bunların çocukları, üvey annesi ve damadı gibi bakmakla yükümlü olmadığı yakınlarına zekât verebilir. Peygamberimiz;


“Miskine verilen şey sadakadır. Akrabaya verilene iki sevap vardır: Sadaka sevabı ve akrabalık bağının gözetilmesi sevabı” buyurmuştur. (Tirmizî, “Zekât”, 26)

Sahih bir hadis-i şerifte bir soru üzerine Peygamberimiz (s.a.s.) kadının fakir kocasına zekât verebileceğini bildir-miştir. Ümmü Seleme (r.a.) anlatıyor:




“Resulüllah (s.a.s.) bize zekât vermeyi emretti. Abdullah ibn Mes’ud’un eşi Zeynep, Hz. Peygamber’e, “Fakir olan eşime ve yetim olan erkek kardeşimin çocuklarına sadaka veriyor, ben bunlara her hal ve durumda şöyle şöyle infak ediyorum, bunlar zekât yerine geçer mi?” diye sordu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s.), “Evet” buyurdu.” (İbn Mâce, “Zekât”, 24, No: 1835)

Çünkü zengin bile olsa kadın, kocasının ve çocuklarının nafakasını temin etmekle yükümlü değildir. Dolayısıyla zekât mükellefi olan bir kadın, malının zekâtını fakir olmaları halinde çocuklarına ve kocasına verebilir.

Ümmü Seleme (r.a), bir gün Hz. Peygambere şu soruyu sorar:



“Ey Allah’ın Elçisi! (Ölen kocam) Ebu Seleme’nin çocuklarına infak edersem (zekât verirsem) bana sevabı olur mu? Onlar benim çocuklarımdır.” Hz. Peygamber, “Bu çocuklara infak et (zekât ver). Bunlara verdiğin zekâtın sana sevabı vardır” cevabını verdi. (Buharî, “Zekât”,47, No:1398)

Ebû Hanîfe’ye göre kadın zekâtını fakir kocasına veremez.

Şâfiî, Malikî ve Hanbelî müçtehitler, akrabaya zekâtın verilip verilemeyeceği konusunda “nafakayı” ölçü almışlardır. Bu itibarla zekât mükellefi olan Müslüman; kendi anasına, babasına, ninesine ve dedesine, küçük çocuklarına ve torunlarına, deli veya sakat olan büyük çocuklarına zekât veremez. Çünkü bunların nafakasını temin etmekle yükümlüdür. (İlmihal, I, 491; Nevevî, Kitabü’l-Mecmu’, VI, 223, Beyrut, 1995)

4. BİNA YAPIMI

İslam bilginlerinin çoğunluğuna göre cami, köprü, çeşme, okul, yurt, baraj ve yol yapımı ve onarımına harcanması için zekât verilmez. (Kâsânî, II, 45; Yazır, IV, 2580; İbn Kudâme, II, 667; Nevevî, VI, 202; Zuhaylî, III, 363)

5. HZ. PEYGAMBER’İN YAKINLARI

Peygamberimizin torunu Hasan zekât hurmalarından bir tanesini alıp yemek istediği zaman ona, “Bırak, bırak! Zekât malını bizim yiyemeyeceğimizi bilmiyor musun?” buyurmuştur. (Buhârî, “Zekât”, 57; Müslim, “Zekât”, 161; Müslim, “Zekât”, 167; Ebû Dâvûd, “Zekât”, 29)

6. AKIL BALİĞ OLMAYANLAR

Zekât verilen kişinin akıllı, ergenlik çağına gelmiş ve tasarruf ehliyetine sahip olması gerekir. Çocuğa, deliye ve sefih olan kişilerin kendilerine değil, bunların adına fakir olan velilerine zekât verilebilir.

Zenginlerin küçük çocuklarına zekât verilmez. Küçük çocuk babasının mal varlığı ile zengin sayılır. Ancak zengin insanın ergenlik çağına gelmiş çocukları fakir sayılır.

Zekât, verilmemesi gereken yerlere sarfedilince yükümlülük yerine getirilmiş olmaz.

Hanbelî müçtehitlere göre çocuklara ve zihinsel engellilere zekât verilebilir. Ancak zekâtı bunlar adına velilerinin alması gerekir. (İbn Kudâme, II, 646; Şirbînî, II, 112; Zuhaylî, III, 372-374)

Sonuç olarak İslam’ın beş temel esasından biri olan ve dinen zengin sayılan Müslümanların yükümlü olduğu zekât; zenginlere, gayr-i Müslimlere, kişinin bakmakla yükümlü olduğu kimselere, cami, hastane ve köprü gibi inşaat işlerine verilmez.